google-site-verification: google1c8961f705f094a6.html
Yazı Detayı
21 Şubat 2022 - Pazartesi 07:06 Bu yazı 2263 kez okundu
 
ZAMAN ÇARKI...
Esra GÜMRÜKÇÜ
esragmrkc61@gmail.com
 
 

ZAMAN ÇARKI...

Uyuyamadığım bir gecenin içinden akıp giden zamanın bilindik simalarına bakıyorum. Beni böylece sessizce uzaklaştırdınız güzel bir uyku ile gençliğimden. Büyüdüğümü kabul edemeyerek, korkarak büyümenin getirdiği sorumluluklardan... 

Usul usul kaybolurken gündüzün içinde saatler erittniz kocaman asırları, bir çoğuda ancak karşılaştırırken fark edebildi yokluğunu gençliğin...

Yalnızlığa getirdikleri de bir sessizlik oldu yılların, fazla konuşmaktan ve fazla insandan, gürültüden ve eğlencelerden rahatsızlık duymaya başlayıp sonumuzu, bunca yıllarımızı ne diye tükettik, tükettiğimize  değdi mi  diye düşünürken bulduk  yaslandığımız üçlü koltukta kendimizi... Kimileri için değmişti, kimilerinin bunu düşünmek için vakti bile olmamıştı.

Güneş ufak ufak alçalırken gece karanlığının ele geçirdiği zihinlerde oynaşırdı acılar, anılar, hayaller.... Gençken insanın hayalleri fırsat vermez bir gürültü ile ele geçirir bedenini ve zihin saatlerin arasında akıp giderken asla sonunu düşünmek istemez. 'Sonunu düşünen kahraman olamaz öğretmenim' dercesine içine çeker ve ta ki siz onu kaybettiğinizi düşünene kadar bu gençlik şarhoşluğundan uyanamaz veya gerçeklerle karşılaşmadıkça akıl edemezsiniz.

Gündüz, acımadığı kadar acıtır canını insanın çünkü kimse güne kötü başlamak için açmaz gözlerini ve eğer gün gerçekten kötü başlamışsa içim içimi yer bitirir güneşin ardından ben tekrar uyanana kadar...

Bazen uyuyatamadığım hayallerin içinde kaybolur dururum çaresiz, aşağı düşünürüm olmaz yukarı düşünürüm olmaz sonra,  gündüzlere içimi yorulmuş bir şekilde yaşamaya mecbur bırakırım.

O kadar isterdim ki çekip gidebilmeyi fakat bu şehirde ayaklarımdan sımsıkı tutan birşeyler var. Yaşamın bir sigara dumanı kadar etmediği anlara denk gelirim bu şehirde, bu şehirde erittiğim yıllarım var, çıldırmış gençliğim, tükenmiş umutlarım, anılarım, acılarım.... Gitsem de arkamdan ellerini çekmemiş bir şehir kendisini bir ömür taşımak zorundayım sanki !!!

Nerelisin dediğinde biri buralıyım demek o şehre biraz senden katar...

O şehir gittiğim her yere götürür kendini, beni kendiyle, kendini benimle harmanlar demler bir ömür, ben unutmam ama zaman beni onda unutturabilir...

Yaşam değil midir her gün daha iyisine uyanmak için uyuduğumuz dün gecelerden oluşan. Ne kadar kaçsak da dönüp yine kendi kollarımıza sarılırız bir beyaz örtü içinde. Yaşarken fark edemediğimiz andır o an biz herkesi ve her şeyi ancak kendimize sarıldığımız an bırakabiliriz geride... Eğer uyanıp gülücükler saçmak istiyorsak bunu ancak biz yaparız ve ya uyanıp mutsuzluk saçmak istiyorsak yine bu kendi içimizdeki seçimimiz.

Ben ortalama bir yıldır mutlu olmak ve mutlu etmek için uyanıyorum hala önceki sene kadar gencim fakat gözlemlediğim bazı insanlar önceki  seneye oranla çok daha çökmüş ciltleri solmuş ister istemez soruyorum "hep sıkıntı"  diye garip bir cevap alıyorum (ne yani ben sizden daha mükemmel bir hayatta mı yaşıyordum!?) Kendi seçimlerinize böyle saçma isimler koymazsanız daha güzel olabilirdi. Gerçekten gülün geçin kimse içinizdeki hayatı yönetmesin siz kendinize takılı kalın deli olun, çılgın olun daima bir hayaliniz olsun daima gelecek için plan yapın , gelecek için kaygı yaptığınızda sadece endişe ve stres bulmuş olacaksınız. İnsanlarla yarışmayı değil yaşamayı onlarla anlaşmayı sevmeliyiz. Güzelliklerin sizi bulması dileğiyle kalbimde kimseye nefret beslemeyerek güzel bir bahar ve hayat yaşamayı umuyorum.

Mutlu kalın... :) 

 
Etiketler: ZAMAN, ÇARKI...,
Yorumlar
Haber Yazılımı http://go.onclasrv.com/afu.php?zoneid=1665937