<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
                <rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" version="2.0">
                <channel>
                  <title>Dünya</title>
                  <link>https://www.haberdesifre.com/dunya</link>
                  <description>En güncel Dünya Haberleri. Son dakika Dünya haberlerini buradan takip edebilirsiniz.</description><item>
                                <title>Doğu Guta'daki kimyasal silahlı katliam İdlib'de protesto edildi</title>
                                <description><![CDATA[Suriye'de Beşşar Esed rejiminin, 21 Ağustos 2013'te başkent Şam'ın Doğu Guta bölgesinde kimyasal silahla 1400’ün üzerinde sivilin ölümüne yol açtığı saldırı, İd]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[İdlib il merkezinde toplanan halk, "Adalet meşalesinin sönmesine izin vermeyeceğiz", "Mağdurlar adına sesimizi yükseltiyor ve onlar için adalet talep ediyoruz", "Esed rejiminin kimyasal silahlarla yaptığı katliamlar sadece kurbanlara değil tüm insanlığa karşıdır" ve "Kurbanların ruhları hala adaleti bekliyor" yazılı Arapça ve İngilizce dövizler taşıdı.

Gösteriye katılanlardan Firas Halife, AA muhabirine, Doğu Guta bölgesinde Esed rejiminin 21 Ağustos 2013'teki kimyasal katliamını hafızlarda tutmak için mumlar yaktıklarını söyledi.

Suriye İnsan Hakları Ağı verilerine göre, Esed rejimini düzenlediği saldırıda ölenlerin 1100’ünden fazlasının kadın ve çocuk olduğunu, 5 bin sivilin de zehirli gazdan etkilendiğini belirten Halife, "Siviller uyudukları sırada öldürüldü. Katliamın faillerinin aydınlatılmasını istiyoruz. Katilleri unutmak mümkün değil. Cezalandırılana kadar gündemde tutmaya devam edeceğiz." ifadesini kullandı.

Gösteriye katılanlardan İsmail Abdullah da Doğu Guta ve tüm kimyasal silah katliamlarından kurtulanların ailelerinin seslerinin duyulması için gösteri düzenlediklerini dile bodrum escort getirdi.

Seslerini yükselterek adalet arayışında olduklarını vurgulayan Abdullah, "Uluslararası toplumdan kararlı adımlar atmasını talep ediyoruz." dedi.

Doğu Guta katliamı

Esed rejimi, 21 Ağustos 2013'te başkent Şam’ın Doğu Guta bölgesinde kimyasal silaha başvurarak, 1400’in üzerinde sivili öldürmüştü.

Katliamda, çoğu kadın ve çocuk binlerce sivil de zehirli gazlardan etkilenmişti.

Katliamın ardından Doğu Guta, 2018'de de Beşşar Esed rejiminin en sıkı ablukasını uyguladığı, neredeyse tüm silahları kullandığı bölge haline gelmişti.

Bölgedeki muhalifler, Esed rejimi ve Rusya ile yaptıkları mecburi anlaşma neticesinde Nisan 2018'de Doğu Guta'yı boşaltmak zorunda kalmıştı.

5 yıllık kuşatmadan çıkan siviller, halihazırda ülkenin kuzeyinde muhaliflerin kontrolündeki alanlarda yaşam mücadelesi veriyor.

Suriye İnsan Hakları Ağının raporuna göre, Esed rejimi, Suriye'de iç savaşın başlamasının ardından muhaliflerin kontrolündeki yerleşimlere 217 kez kimyasal silah saldırısı gerçekleştirdi.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_b822ff12eed747ce76b587b717b6709f-1661158032.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_b822ff12eed747ce76b587b717b6709f-1661158032.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_b822ff12eed747ce76b587b717b6709f-1661158032.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_b822ff12eed747ce76b587b717b6709f-1661158032.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.haberdesifre.com/dogu-gutadaki-kimyasal-silahli-katliam-idlibde-protesto-edildi-4302</link>
                                <pubDate>Mon, 22 Aug 2022 11:43:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Mısır'da döviz likidite sorunu yerel para birimini yeni bir dalgalı kur sistemine geçirir mi?</title>
                                <description><![CDATA[Mısır'da döviz likidite sorununa bağlı olarak değer kaybı yaşayan yerel para birimi cüneyh, mali ve para politikaları yetkililerini yorduğu gibi günlük olarak d]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Mısır'da yerel para birimi için Kasım 2016'dan itibaren paralel bir piyasa olmamasına rağmen döviz kuru bugünlerde tıpkı dalgalı günlerdeki gibi bir dönemden geçiyor.

Uluslararası yatırım bankaların, Mısır cüneyhinin değerinden yüzde 15 oranında daha yüksek fiyata satıldığına ilişkin yayımladığı rapordan sonra bu para birimi yaklaşık 4 aydır değer kaybı yaşıyor.

Bugün itibariyle Mısır piyasalarında bir ABD doları 19,1 cüneyhe tekabül ediyor. Cüneyh, yaklaşık 4 ay gibi bir sürede yüzde 17,8 oranında değer kaybı yaşadı.

Mısır Merkez Bankası Başkanı Tarık Amir’in bu hafta duyurduğu istifasının sebebi de gün yüzüne çıkmaya başladı. Bankacılık kulislerinden gelen bilgilere göre Amir'in istifa sebeplerinden biri, Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) yerel para birimi cüneyhin dalgalı kur sistemine geçmesi yönündeki talebi oldu.

Şu anda cüneyhin dalgalı kur rejimine geçmesi, IMF'den yeni bir kredi almaya çalışan Mısır için bir sorun haline gelmiş durumda.

Döviz vadeli işlem sözleşmeleri

ABD dolarının yerel para birimine karşı hızla yükselmesi de Mısır'a yeni bir yük getirdi. Nitekim temel ihtiyaçların başında gelen petrol ve tahıl ürünlerinin ithalatı için daha çok cüneyhle dolar almaya çalışılıyor. Bu da Mısır'da enflasyonun 2 haneli olarak kalmaya devam edeceği anlamına geliyor.

Bloomberg Economics'e göre, Mısır'da ekonominin nefes alması ve açığın kapatılması için yerel para birimindeki değer kaybının yüzde 23'e ulaşması gerekiyor.

Mısır'da döviz vadeli işlem sözleşmeleri piyasasında geçen hafta, 3 aylık sözleşmeler için ABD doları 21 cüneyhe tekabül ediyordu.

Kasım 2016'da dalgalı kura ilk geçişi yapan Mısır, döviz kaynağının büyük bölümünü ihracattan ve yabancı yatırımcıdan gelen sıcak paradan sağlıyor.

Sıcak paranın ülkeden çıkışı

Sıcak paralar da istikrarlı olmadığı için yüksek karlar doğrultusunda her an bir piyasadan başka bir piyasaya geçebiliyor.

Mısır'da da turizm ve ihracat gelirleri başta olmak üzere döviz gelirlerindeki düşüş bu endişeleri arıtıyor. Bunların da ötesinde son 4 ay içinde ülkeden çıkış yapan döviz rakamları 20 milyar doları geçti.

Mısır, bu hızlı değişimler bahçeşehir escort gölgesinde turizm ve ihracat gelirlerindeki gerilemenin sürmesi halinde yerel piyasalarda döviz likiditenin erimesi kriziyle karşı karşıya kalmaya devam edecek.

Ülkenin yerel para birimi cüneyhin yeni bir dalgalı kur sistemine geçiş yapmasıyla birlikte ise dış borçlanma hacmi büyüyeceği gibi yüzde 45'e ulaşan borç faizlerinin bütçeye oranı da yükselecek ve ödemelerde sorunlar baş gösterecek.

Aynı şekilde tıpkı 2016 yılındaki dalgalı kur sistemine geçişi sırasında servetlerinin yüzde 50'sini kaybettikleri bakırköy escort gibi Mısırlı mevduat sahipleri ile orta tabakanın olumsuz etkilenmesi bekleniyor.

Küresel finans piyasaları üzerinde baskı yaratan Rusya-Ukrayna savaşının bir sonucu olarak Mısır ekonomisi yeni zorluklarla karşı karşıya kaldı, ülkeden mart ayında 10 milyar dolardan fazla döviz çıkışı oldu.

Kahire yönetimi, IMF'nin yanı sıra Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar gibi Körfez'deki Arap ülkelerinden 22 milyar dolardan fazla kredi istemişti.

Mısır'da giderek artan bahçelievler escort mali baskı sonucu Merkez Bankası rezervleri Temmuz 2022'de 33,14 milyar dolara kadar geriledi. Bu da 2017'den beri en dip rakamdır.


]]></content:encoded>
                                <image>https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_4b720af0f7e2d8ac2c764618d18eacdb-1661167264.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_4b720af0f7e2d8ac2c764618d18eacdb-1661167264.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_4b720af0f7e2d8ac2c764618d18eacdb-1661167264.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_4b720af0f7e2d8ac2c764618d18eacdb-1661167264.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.haberdesifre.com/misirda-doviz-likidite-sorunu-yerel-para-birimini-yeni-bir-dalgali-kur-sistemine-gecirir-mi-4307</link>
                                <pubDate>Mon, 22 Aug 2022 14:20:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Yağışlarda son 3 günde en az 50 kişi öldü</title>
                                <description><![CDATA[Hindistan'ın kuzeyindeki Himaçal Pradeş eyaletinde ve ülkenin doğu kesimlerinde 19 Ağustos Cuma gününden bu yana etkili olan yağışlarda hayatını kaybedenlerin s]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Hindustan Times’ın haberine göre, Himaçal Pradeş eyaletinin Mandi, Kangra, Chamba ve Gohar semtleri felaketten en çok etkilenen yerler arasında. Bu bölgelerde 700’den fazla yol trafiğe kapatıldı.

Eyalette gelecek 5 gün boyunca orta ve şiddetli yağış uyarısı yapılırken, 24 Ağustos’a kadar alarm seviyesinin sarıda kalacağı bildirildi.

Mandi semtindeki sel ve heyelanlarda 13, Gohar’daki heyelanda 8 kişinin ölmesiyle Himaçal Pradeş eyaletinin farklı bölgelerinde şiddetli yağışlara bağlı olaylarda son 3 günde hayatını kaybedenlerin sayısı 36'ya yükseldi.

Uttarakhand eyaletinde 4, Odisha eyaletinde en az 6, Jharkhand eyaletinde ise 5 kişinin öldüğü bilgisi paylaşıldı.

Yağışlar nedeniyle binlerce kişi evinden oldu.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_9785cd2157f2d4fdf26e9e9411e61682-1661167438.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_9785cd2157f2d4fdf26e9e9411e61682-1661167438.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_9785cd2157f2d4fdf26e9e9411e61682-1661167438.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_9785cd2157f2d4fdf26e9e9411e61682-1661167438.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.haberdesifre.com/yagislarda-son-3-gunde-en-az-50-kisi-oldu-4309</link>
                                <pubDate>Mon, 22 Aug 2022 14:22:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>Pakistan'da İmran Han'ın destekçileri protesto düzenledi</title>
                                <description><![CDATA[Pakistan'da eski Başbakan İmran Han'ın destekçileri, liderlerinin gözaltına alınma ihtimaline karşı ülke genelinde protesto gerçekleştirdi.
]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Ulusal basındaki haberlere göre, Pakistan Adalet Hareketi (PTI) partisi lideri Han'ın gözaltına alınmasının planlandığına ilişkin haberler sonrası eski Başbakan'ın destekçileri sokağa indi.

Lahor, Karaçi, Sialkot ve Peşaver gibi şehirlerde gösteri düzenleyen PTI destekçileri, hükümet karşıtı sloganlar attı.

Öte yandan gözaltı haberlerinin ardından İmran Han'ın başkentteki evinin çevresinde toplanan onlarca kişinin geceden bu yana bekleyişi sürüyor.

Han'ın İslamabad'ın dışındaki Bani Gala bölgesinde bulunan evinin çevresine de ek güvenlik gücü konuşlandırıldı.

Han'ın gözaltına alınıp alınmayacağı şimdilik belirsizliğini koruyor.

Han hakkında işlem başlatılmıştı



Pakistan'da Parlamentoda, 10 Nisan'da yapılan güven oylamasında, 174 "hayır" oyu alan İmran Han hükümeti düşmüştü.

Ülkede 3 dönem başbakanlık yapan Navaz Şerif'in kardeşi Şahbaz Şerif, 11 Nisan'da Mecliste düzenlenen seçimde 174 oyla salt çoğunluğun desteğini alarak başbakan seçilmişti.

Han hakkında dün, "polis ve yargıcı tehdit ettiği" gerekçesiyle Terörle Mücadele Yasası kapsamında emniyet işlem başlatmıştı.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_a2417e21eaf345f1340984292ec1a25d-1661167672.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_a2417e21eaf345f1340984292ec1a25d-1661167672.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_a2417e21eaf345f1340984292ec1a25d-1661167672.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_a2417e21eaf345f1340984292ec1a25d-1661167672.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.haberdesifre.com/pakistanda-imran-hanin-destekcileri-protesto-duzenledi-4311</link>
                                <pubDate>Mon, 22 Aug 2022 14:26:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title> 'Nüfuz genişletme' mücadelesi yaşanıyor.</title>
                                <description><![CDATA[Libya'da varlık gösteren silahlı güçlerin bağlı olduğu gruplar ve ittifakları sıklıkla değişiyor, bu da ülkedeki "nüfuz haritasında" her an ciddi anlamda değişi]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Libya'da Ulusal Birlik Hükümeti (UBH) Başbakanı Abdulhamid Dibeybe ile Temsilciler Meclisi (TM) tarafından Başbakan atanan Fethi Başağa arasındaki siyasi bölünme ve nüfuz mücadelesi askeri kurumlar dahil diğer alanları da kapsıyor.

Başağa hükümetinin nüfuz alanı, Halife Hafter yanlısı güçlerin kontrolündeki doğu ve güney bölgelerin tamamına yayılıyor. Başkent Trablus'un içinde yer aldığı ülkenin batı bölgesi ise Dibeybe ve Başağa hükümetlerinin nüfuzlarını genişletme çekişmelerine sahne oluyor.

Ülkenin batı, doğu ve güney bölgelerindeki nüfuz haritası, mevcut ittifakların ve silahlı güçlerin değişimiyle yeniden şekillenebiliyor.

Batı bölgesi

Hem Dibeybe hem Başağa'nın Libya'nın batısındaki Misrata kenti sakinlerinden olmaları dolayısıyla bölgede büyük bir nüfuz çekişmesi yaşanıyor.

UBH Başbakanı Dibeybe ve TM'nin başbakan olarak atadığı Başağa, Misrata ve başkent Trablus'un yanı sıra yabancı diplomatik temsilcilikleri ile hükümet kurumlarının merkezlerini içinde bulunduran batı bölgesine hükmetmek için sıkı bir mücadele veriyor.

Batı bölgesinin en önemli kenti Trablus, neredeyse tamamen Dibeybe hükümetinin hakimiyetinde yer alıyor. UBH'nin Trablus'taki kontrolünü sağlayan güçler, "hükümete bağlı askeri birliklerin yanı sıra Anayasa ve seçimleri koruma gücü, istikrarı destekleme birimi ve şehrin kenar mahallelerinde konuşlanan diğer bazı birimlerden" oluşuyor.

Trablus'ta Başağa hükümetini destekleyenler arasında ise kentteki belediyelerden Suk Cuma'daki silahlı bir birim yer alıyordu. Ancak daha önce Başağa'nın kente girişini sağlama görevi sırasında çıkan çatışmalar sonucu kentteki nüfuzuna sınırlama getirildi.

Başkentin 200 kilometre doğusunda yer alan Misrata kenti de batı bölgesinin en güçlü askeri birliklerini sınırlarında bulunduruyor. Misrata'daki terörle mücadelede uzman "Ortak Operasyonu Gücü" Dibeybe hükümetinden yana saf tutarken, bölgedeki Hıttin ve El-Mahcub birimleri ise Başağa yanlısı olarak öne çıkıyor.

Bununla birlikte Misrata'da silahlı birimlerin çoğunluğu, iç savaş ihtimallerine karşı tarafsızlıklarını korumaya çalışıyor.

Trablus'a 50 kilometre batıdan komşu Zaviye kenti de Dibeybe ve Başağa hükümetleri arasında bölünmüş durumda.

Özellikle görevden alınan Libya Ulusal Petrol Kurumu Başkanı Mustafa Sanallah'a yakın silahlı grupların Trablus'a karşı cephe almasıyla Başağa ve Dibeybe yanlısı güçler açısından yeni bir denge oluştu.

Başkentin 170 kilometre güneybatısında yer alan Zintan ise Batı Bölgesi Ortak Operasyonlar Odası Komutanı olan Usame el-Cuveyli Tugaylarının kontrolü altında bulunuyor. Cuveyli Tugayları, Başağa hükümetiyle ittifak halinde.

Zintan'da ayrıca Hafter yanlısı pasif güçler de var. 2020 yazındaki yenilgide kentten çekilmeyen Hafter, böylece orada bir aşiret desteği edindi.

Trablus ile Nefus Dağı arasında yer alan Reşfane bölgesinde ise El-Aziziye başta olmak üzere pek çok belde yer alıyor. Reşfane bölgesi, Cuveyli'ye bağlı Muammer ed-Dari liderliğindeki 55. Tugay'ın kontrolünde.

Tamamı Dibeybe hükümeti taraftarı Nalut, Yafran, Kabavu ve Jadu gibi batı dağlarında dağılmış durumda olan Amazig beldelerinde hafif ve orta silahlara sahip küçük askeri konseyler bulunuyor. Bu konseyler, ülkenin Tunus ile sınırında yer alan Vazin-Zehibe Sınır Kapısı'nı kontrol altında tutuyor.

Trablus ile Tunus sınırını birbirine bağlayan, Zaviye'nin yanı sıra Surman, Sabrata'nın yer aldığı batı sahil bölgesi, Amazig kenti olan ve Ras Cedir Sınır Kapısı yakınlarındaki Zuvara başta olmak üzere Dibeybe hükümetine bağlı bulunuyor.

Surman ve Sabrata'nın rolleri diğerlerine göre biraz daha sınırlı. Bu bölgeleri kontrol altında tutan Tümgeneral Salahaddin en-Nemruş, UBH'ye bağlı olmasına rağmen tarafsızlığını ilan etmişti.

Doğu Bölgesi (Burka Bölgesi)

Ülkenin doğu bölgesi Halife Hafter güçleri, Başağa, TM Başkanı Akile Salih tarafından kontrol altında tutuluyor.

Ancak TM tarafından atanan hükümetin, Trablus'taki görevlerini fiili olarak yerine getirmemesi, Merkez Bankasından bütçe alamaması ve göreve başladığı mart ayından bu yana uluslararası tanınırlığa ulaşamaması göz önüne alındığında Hafter'in Başağa'ya desteği sorgulanır hale geldi.

Libya Ulusal Petrol Şirketi Başkanı Mustafa Sanallah'ın görevden alınması ve yerine Hafter'e yakın bir ismin getirilmesinin ardından Hafter'in kontrolündeki bölgelerde yer alan petrol sahaları ve limanların kapatılması işine son verilmesi, mevcut ittifakların değişmesi olasılığının bir göstergesi.

Güney bölgesi (Fizan Bölgesi)

Doğu bölgesi gibi bölgenin merkezi Sebha başta olmak üzere Fizan'ın kentleri ve beldelerinin çoğu Hafter güçlerinin kontrolü altında bulunuyor. Hafter'in muvafakatı olmaksızın Başağa hükümetinin bu bölgede fiili bir yetkisi yok.

Buna karşın Dibeybe hükümeti, UBH'ye bağlı Korgeneral Ali Kinne'nin küçük askeri birliklerinin bulunduğu Ubari ve Gat kentleri arasındaki Tuareg bölgeleri ile ülkenin en güneyinde Çad sınırı yakınlarında bulunan ve Tebu kabilesinin kontrolü altındaki Murzuk beldesinde sınırlı bir nüfuza sahip.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_9b8f3ab8d0bc0342e04a8abcf9cf0e7a-1661168498.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_9b8f3ab8d0bc0342e04a8abcf9cf0e7a-1661168498.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_9b8f3ab8d0bc0342e04a8abcf9cf0e7a-1661168498.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2022/08/thumbs_b_c_9b8f3ab8d0bc0342e04a8abcf9cf0e7a-1661168498.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.haberdesifre.com/nufuz-genisletme-mucadelesi-yasaniyor-4319</link>
                                <pubDate>Mon, 22 Aug 2022 14:40:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>YUNAN GAZETESİNDEN DEPREM KARİKATÜRÜ</title>
                                <description><![CDATA[Yunan karikatürist Ilias Makris, Yunan gazetesi Kathimerini’de depreme desTek çizimlerine devam ediyor. Detaylar haberdesifre.com'da]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Yunan gazetesi Kathimerini, Türkiye’de yaşanan şiddetli çağlayan escort depremlerin ardından destek paylaşımlarını sürdürüyor. 

KARİKATÜRLÜ DESTEK

Yunan cihangir escort karikatürist Ilias Makris’in deprem çizimi sosyal medyada gündem erenköy escort oldu. Makris, Kathimerini gazetesindeki çiziminde gökyüzünde hilal biçimindeki ayın gözünden yıkılan binaların üzerine doğru bir damla yaş damladığını resmetti.




]]></content:encoded>
                                <image>https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2023/02/yunan-gazetesinden-deprem-karikaturu-haberdesifre-1676032967.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2023/02/yunan-gazetesinden-deprem-karikaturu-haberdesifre-1676032967.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2023/02/yunan-gazetesinden-deprem-karikaturu-haberdesifre-1676032967.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2023/02/yunan-gazetesinden-deprem-karikaturu-haberdesifre-1676032967.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.haberdesifre.com/yunan-gazetesinden-deprem-karikaturu-4398</link>
                                <pubDate>Fri, 10 Feb 2023 15:38:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>DÜNYA YARDIM ELİNİ UZATTI...</title>
                                <description><![CDATA[Kahramanmaraş'ın Pazarcık ilçesi merkezli 7.8 büyüklüğündeki deprem sadece Türkiye'nin değil tüm dünyanın yüreğini yaktı. Detaylar haberdesifre.com'da]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Büyük felaketin izlerini silmek için adım atanlar arasında ünlüler ve dünyanın dört bir yanındaki kraliyet ailesi üyeleri de yer alıyor. Önce Kral 3. Charles'ın imzasını taşıyan bir taziye mesajı yayınlayan İngiliz kraliyet ailesinden bir başka adım daha geldi. Kral Charles, eşi Konsort Kraliçe Camilla, büyük oğlu William ve karısı Kate Middleton, Türkiye ve Suriye'de bu büyük depremden etkilenenler için kişisel bağış yapacaklarını duyurdu. Yeni Galler Prensi ve Galler Prensesi, resmi Twitter hesaplarından DEC (Disasters Emergency Committee- Afet Acil Durum Komitesi) aracılığıyla depremzedelerin yararına kişisel bağışta bulunacaklarını açıkladı.

 


 






© Hürriyet tarafından sağlanmıştır



 

YENİ GALLER PRENS VE PRENSESİ KİŞİSEL BAĞIŞ YAPACAKLARINI DUYURDULAR

William ile Kate'in resmi Twitter hesaplarından paylaşılan mesajda "Bu hafta Türkiye ve Suriye'den gelen üzücü görüntüleri izleyince dehşete kapıldık. Depremden etkilenenlerle birlikteyiz. Sahadaki mücadeleye yardımcı olmak için DEC'in düzenlediği kampanyayı desteklemekten memnuniyet duyarız" satırları yer aldı.

 


 






© Hürriyet tarafından sağlanmıştır



OYUNCU HELEN MIRREN TÜRK ARKADAŞININ KAMPANYASINI DUYURDU

Büyük felaketten etkilenenler için düzenlenen yardım kampanyalarını duyuranlardan biri de ünlü İngiliz oyuncu Helen Mirren. Yıldız oyuncu, Instagram sayfasında Türk arkadaşı Sedef Aygün'ün kurduğu derneğin düzenlediği bir yardım kampanyasını duyurdu. Mirren "Sevgili arkadaşım Sedef bir Türk. Hayır kurumu United Hearts aracılığıyla Türkiye ve Suriye'de yaşanan yıkıcı depremin kurbanları için bir kampanya başlattı" diye yazdı. Sonra da takipçilerini bu kampanyaya destek vermeye çağırdı.

 


 






© Hürriyet tarafından sağlanmıştır



MOHSEN NAMJOO: 'TÜRKİYE... GÜZEL ANAM, YÜZÜNDEKİ HÜZÜN SİLİNSİN'

İranlı ünlü müzisyen Mohsen Namjoo ise Twitter hesabından Türkçe bir paylaşım yaparak ülkenin büyük acısını paylaştığını ifade etti. Namjoo'nun paylaşımı şöyle: Türkiye! Sevgili, nazik ve misafirperver ev sahibim! Güzel Anam! Ve senin asil halkın... Yüzünden hüzün silinsin.

 


 






© Hürriyet tarafından sağlanmıştır



JENNIFER GARNER DESTEK OLANLARA TEŞEKKÜR ETTİ

Ben Affleck'in eski eşi Jennifer Garner Instagram hesabından özelliklere deprem bölgesindeki çocuklara yönelik bir kampanyayı duyurdu. Takipçilerini Save The Children adlı kurumun kampanyasına destek olmaya çağırdı önce Garner. Ardından da bir başka paylaşımda bu konudaki destek için takipçilerine teşekkür etti.

 


 






© Hürriyet tarafından sağlanmıştır



JENNIFER LOPEZ'DEN ÇOCUKLAR İÇİN YARDIM ÇAĞRISI

Oyuncu ve şarkıcı Jennifer Lopez sosyal medya hesabını kullanarak BM Çocuklara Yardım Fonu'na (UNICEF) destek olmaya çağırdı. Lopez paylaşımında Türkiye ve Suriye'de depremden etkilenen herkese güç dilediğini belirtti. Bunun son 100 yılda yaşanan en büyük deprem olduğunu hatırlatan Lopez takipçilerine "Lütfen bu zor zamanlarda çocuklara ve ailelere onların ihtiyaç duyduğu kaynakları sağlayın" diye yazdı.

 


 






© Hürriyet tarafından sağlanmıştır



SHAKIRA DA ÖNCE ÇOCUKLARI DÜŞÜNDÜ

Shakira da tıpkı Orlando Bloom ve Lopez gibi takipçilerini UNICEF'e bağış yapmaya çağırdı. Ünlü şarkıcı bu büyük depremin çocuklar üzerinde çok yıkıcı bir etkisi olduğu mesajını yazdı. UNICEF'e bağış yapmaya çağıran ünlülerden biri de David Beckham oldu.

 

 

Partnerhatti
istanbul escort bayan
avrupa yakası escort bayan
anadolu yakası escort bayan
şişli escort bayan
ataşehir escort bayan
beylikdüzü escort bayan
esenyurt escort bayan
kadıköy escort bayan
pendik escort bayan
ümraniye escort bayan
beşiktaş escort bayan
büyükçekmece escort bayan
esenler escort bayan
sarıyer escort bayan
tuzla escort bayan
adalar escort bayan
avcılar escort bayan
beykoz escort bayan
arnavutköy escort bayan
bağcılar escort bayan
kartal escort bayan
bahçelievler escort bayan
bakırköy escort bayan
başakşehir escort bayan
bayrampaşa escort bayan
beyoğlu escort bayan
çatalca escort bayan
çekmeköy escort bayan
eyüpsultan escort bayan
fatih escort bayan
gaziosmanpaşa escort bayan
güngören escort bayan
kağıthane escort bayan
küçükçekmece escort bayan
maltepe escort bayan
sancaktepe escort bayan
silivri escort bayan
sultanbeyli escort bayan
sultangazi escort bayan
şile escort bayan
üsküdar escort bayan
zeytinburnu escort bayan
mecidiyeköy escort bayan
ataköy escort bayan
aksaray escort bayan
bahçeşehir escort bayan
bostancı escort bayan
kurtköy escort bayan
halkalı escort bayan
taksim escort bayan
çapa escort bayan
kayaşehir escort bayan
kaynarca escort bayan
sefaköy escort bayan
şerifali escort bayan
şirinevler escort bayan
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2023/02/dunya-yardim-elini-uzatti-haberdesifre-1676034878.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2023/02/dunya-yardim-elini-uzatti-haberdesifre-1676034878.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2023/02/dunya-yardim-elini-uzatti-haberdesifre-1676034878.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2023/02/dunya-yardim-elini-uzatti-haberdesifre-1676034878.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.haberdesifre.com/dunya-yardim-elini-uzatti-4400</link>
                                <pubDate>Fri, 10 Feb 2023 16:05:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>TÜRKİYE DEPREMİ DÜNYA BASININDA!</title>
                                <description><![CDATA[Türkiye depremi dünyada manşet... 300 kilometrelik çatlak uzaydan görüntülendi! BBC felaketin isimsiz bıraktığı çocukları yazdı. Detaylar haberdesifre.com'da]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Dünyanın gözü kulağı günlerdir deprem bölgesinden gelecek haberlerde.

Yunan Ta Nea gazetesi haberinde Barselona Yerbilimleri Enstitüsü'nden sismolog Jordi Diaz'ın sözlerine yer verdi.

Bir başka Yunan gazetesi Kathimerini, Dışişleri Bakanı Nikos Dendias'ın Türkiye ziyaretini manşetine taşıdı. Haberde şu ifadeler yar aldı;

'Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Dendias'ı sabah 9'dan Adana Havaalanı'nda sıcacık bir kucaklamayla karşıladı.'

 


 






Türkiye depremi dünya basınında© Hürriyet tarafından sağlanmıştır



İki dışişleri bakanı, havaalanındaki bir salonda kısa bir görüşme yaptı ve kısa süre sonra Hatay'daki depremden etkilenen bölgelere giden helikopterlere bindi.

İSPANYOL UZMAN: YÜZYILIN FELAKETİ

Diaz, Türkiye'deki depremi "yüzyılın felaketi" olarak nitelendirdi.

Türkiye'deki depremlerin 'sığ deprem' olarak adlandırıldığını belirten İspanyol uzman depremin yüzeye yaklaştıkça etkisinin de arttığının altını çizdi.

Diaz, 'Japonya'da 2011'de gerçekleşen 9,1 şiddetindeki depreme kıyasla bu depremlerde salınan enerji miktarının 30 kat daha fazla olduğunu söyleyebiliriz' dedi.

 


 






 



Türkiye depremi dünya basınında© Hürriyet tarafından sağlanmıştır.



 



İngiliz Independent gazetesi ise sayfasını Hatay'daki arama kurtarma çalışmalarının 90'ıncı saatinde kurtarılan 10 günlük Yağız Ulaş bebeğe ayırdı.

Independent 'Hayatının neredeyse yarısını moloz altında geçiren 10 günlük bebek kurtarıldı' başlıklı haberinde Yağız'ın annesinin de enkaz altından kurtarıldığı bilgisine yer verdi.

ABD'nin önde gelen gazetelerinden New York Times ise 'Depreme Öfke Büyürken Türkiye'de Müteahhitler Gözaltına Alındı' başlığı ile okurlarının karşısına çıktı.

'TÜRKİYE'DE TARİH TEKERRÜR EDİYOR'

'Felaketin ölçeği çok büyük' diyen CNN International, haberinde Dünya Bankası'nın Türkiye direktörü olan ekonomist Ajay Chhibber'ın şu sözlerine yer verdi;

'1999'da krep gibi yassılaşmış binalar görmüştüm. Ve şimdi gördüğüm şey sadece bir tekrar'

Katar merkezli Al Jazeera olası İstanbul depremini mercek altına aldı. 'Türkiye'deki büyük depremlerin ardından İstanbullular bir sonrakinden korkuyor' başlıklı haberde şu ifadelere yer verildi;

'Uzmanlar, araştırmaların yakında Türkiye'nin en büyük şehrini güçlü bir depremin vuracağını gösterdiğini söylerken, bölge sakinleri güvenlikleriyle ilgili endişelerini dile getiriyor.'

BBC DEPREMİN 'İSİMSİZ ÇOCUKLARI'NI YAZDI

BBC muhabiri Tom Bateman, Kahramanmaraş merkezli depremlerin yarattığı yıkımdan kurtarılıp Adana Şehir Hastanesi’ne getirilen çocukların bakıldığı servislerde dolaştı.

'Depremin isimlerini ellerinden aldığı çocuklar' başlıklı haberde 'Adana Şehir Hastanesi’ndeki yaralı çocuklar, ne kadar büyük bir kayıpları olduğunu anlayamayacak kadar küçükler' denildi.

BBC muhabiri Bateman, Anne ve babası hayatını kaybetmiş ya da ulaşılamayan yüzlerce kimliği belirsiz çocuk olduğunu yazdı ve 'Deprem evlerini yıktı ve şimdi de isimlerini ellerinden aldı' dedi.

 


 






 



Türkiye depremi dünya basınında© Hürriyet tarafından sağlanmıştır.



 



300 KİLOMETRELİK FAY ÇATLAĞI UYDUDAN SAPTANDI

Hindistan merkezli NDTV 300 kilometrelik çatlağa ait uydu görüntüsünü yayınladı. Haberde 'İki kırılmadan daha uzun olanı, Akdeniz'in kuzeydoğu ucundan 300 kilometre kuzeydoğuya uzanıyor' denildi.

'Bu iki çatlağın çarpıcı uzunluğu, depremlerin saldığı büyük miktardaki enerjinin kanıtıdır' diyen NDTV haberinde uydu görüntüsünü çeken COMET ekibinin başındaki Tim Wright'ın şu sözlerine yer verdi;

'Deprem ne kadar büyükse, fay da o kadar büyük olur ve daha çok kayar. Bu deprem fayı, kıtalar üzerinde kaydedilen en uzun faylardan biridir. Ayrıca, böyle iki tane olması çok sıra dışıdır.'

Yunan Proto Thema gazetesi ''Kağıt' binalara öfke! Kötü inşaat nedeniyle 100'den fazla kişi tutuklandı' başlığı ile okurlarının karşısına çıktı.

İsveç merkezli Expressen ülkeden gönderilen arama kurtarma ekinin hayatta kalanları aramaya devam ettiğini yazdı.

 

 
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2023/02/turkiye-depremi-dunya-basininda-haberdesifre-1676201197.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2023/02/turkiye-depremi-dunya-basininda-haberdesifre-1676201197.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2023/02/turkiye-depremi-dunya-basininda-haberdesifre-1676201197.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2023/02/turkiye-depremi-dunya-basininda-haberdesifre-1676201197.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.haberdesifre.com/turkiye-depremi-dunya-basininda-4403</link>
                                <pubDate>Sun, 12 Feb 2023 14:17:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>ABD UFO MU VURDU? PENTAGON SON DAKİKA AÇIKLADI</title>
                                <description><![CDATA[Pentagon'dan yapılan açıklamada, “ABD Ordusu, Huron Gölü üzerinde bir "UFO" düşürdü - Nesne sekizgen şeklindeydi ve 20.000 fit yükseklikteydi ve ticari uçaklar için tehlike oluşturuyordu.” denildi. Detaylar haberdesifre.com'da]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Pentagon'dan Yapılan açıklamada, “ABD Ordusu, Huron Gölü üzerinde bir "UFO" düşürdü - Nesne sekizgen şeklindeydi ve 20.000 fit yükseklikteydi ve ticari uçaklar için tehlike oluşturuyordu.” denildi. 

UFO düşürüldü iddiası sonrası ABD teyakkuza geçti! 

Pentagon son olarak ABD Hava Kuvvetleri tarafından Huron Gölü üzerinde düşürülen “UFO” hakkında bir basın toplantısı düzenleme kararı aldı. Basın toplantısının Türkiye saati ile 01.30'da yapılması bekleniyor.

Geçen hafta Kuzey Amerika üzerinde ABD hava kuvvetleri tarafından üç adet UFO vurulduğu bildirildi. Kanada Başbakanı Justin Trudeau, ilk olarak Cumartesi günü kuzey Yukon bölgesinde meydana gelen çatışmayı duyurdu ve Kanada kuvvetlerinin enkazı bulup analiz edeceğini söyledi.





Kanada Savunma Bakanı Anita Anand ise 12 bin metreden daha yüksek bir irtifada bulunan aygıtın "yasadışı bir şekilde Kanada hava sahasına girdiğini ve sivil uçuşların güvenliği için bir tehdit oluşturduğunu" söyledi.



ABD, son 8 gün içerisinde 4 adet uçan cismi düşürdüğünü açıkladı. - Çin’e ait casus balon - Alaska karasuları üzerinde bir cisim - Kanada üzerinde bir cisim - Huron Gölü üzerinde bir cisim



 

 

 


Partnerhatti
istanbul escort bayan
avrupa yakası escort bayan
anadolu yakası escort bayan
şişli escort bayan
ataşehir escort bayan
beylikdüzü escort bayan
esenyurt escort bayan
kadıköy escort bayan
pendik escort bayan
ümraniye escort bayan
beşiktaş escort bayan
büyükçekmece escort bayan
esenler escort bayan
sarıyer escort bayan
tuzla escort bayan
adalar escort bayan
avcılar escort bayan
beykoz escort bayan
arnavutköy escort bayan
bağcılar escort bayan
kartal escort bayan
bahçelievler escort bayan
bakırköy escort bayan
başakşehir escort bayan
bayrampaşa escort bayan
beyoğlu escort bayan
çatalca escort bayan
çekmeköy escort bayan
eyüpsultan escort bayan
fatih escort bayan
gaziosmanpaşa escort bayan
güngören escort bayan
kağıthane escort bayan
küçükçekmece escort bayan
maltepe escort bayan
sancaktepe escort bayan
silivri escort bayan
sultanbeyli escort bayan
sultangazi escort bayan
şile escort bayan
üsküdar escort bayan
zeytinburnu escort bayan
mecidiyeköy escort bayan
ataköy escort bayan
aksaray escort bayan
bahçeşehir escort bayan
bostancı escort bayan
kurtköy escort bayan
halkalı escort bayan
taksim escort bayan
çapa escort bayan
kayaşehir escort bayan
kaynarca escort bayan
sefaköy escort bayan
şerifali escort bayan
şirinevler escort bayan]]></content:encoded>
                                <image>https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2023/02/abd-ufo-mu-vurdu-pentagon-son-dakika-acikladi-haberdesifre-1676285003.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2023/02/abd-ufo-mu-vurdu-pentagon-son-dakika-acikladi-haberdesifre-1676285003.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2023/02/abd-ufo-mu-vurdu-pentagon-son-dakika-acikladi-haberdesifre-1676285003.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2023/02/abd-ufo-mu-vurdu-pentagon-son-dakika-acikladi-haberdesifre-1676285003.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.haberdesifre.com/abd-ufo-mu-vurdu-pentagon-son-dakika-acikladi-4405</link>
                                <pubDate>Mon, 13 Feb 2023 12:26:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>BM'DEN TÜRKİYE İÇİN ENKAZ KALDIRMA ÇAĞRISI! 113,5 MİLYON DOLAR İSTENDİ</title>
                                <description><![CDATA[Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Türkiye'deki depremlerden etkilenen bölgelerde çevreye duyarlı enkaz kaldırılma için 113,5 milyon dolar çağrıda bulundu. Detaylar haberdesifre.com'da]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Türkiye'deki depremlerden etkilenen bölgelerde çevreye duyarlı enkaz kaldırılma için 113,5 milyon dolar çağrıda bulundu.

ANKARA (İGFA) - Birleşmiş Milletler (BM) tarafından "Acil Yardım Çağrısı" yayınlandı.

Çağrı kapsamında 1 milyar dolar kaynak ihtiyacının dağılımında acil barınma, gıda dışı malzemeler, erken toparlanma ve enkaz kaldırma ile çok amaçlı nakit desteği ve sosyal koruma öne çıktı.

BM tarafından başlatılan Türkiye depremi Hızlı Çağrısı kapsamında, topluluk düzeyinde hassas gruplara hizmet sağlamak ve geçim kaynaklarını eski haline getirmek adına çevreye duyarlı bir şekilde enkaz kaldırma için 113,5 milyon ABD Doları talep edildi.

https://twitter.com/UNDP/status/1626607110107852802

 



Partnerhatti
istanbul escort bayan
avrupa yakası escort bayan
anadolu yakası escort bayan
şişli escort bayan
ataşehir escort bayan
beylikdüzü escort bayan
esenyurt escort bayan
kadıköy escort bayan
pendik escort bayan
ümraniye escort bayan
beşiktaş escort bayan
büyükçekmece escort bayan
esenler escort bayan
sarıyer escort bayan
tuzla escort bayan
adalar escort bayan
avcılar escort bayan
beykoz escort bayan
arnavutköy escort bayan
bağcılar escort bayan
kartal escort bayan
bahçelievler escort bayan
bakırköy escort bayan
başakşehir escort bayan
bayrampaşa escort bayan
beyoğlu escort bayan
çatalca escort bayan
çekmeköy escort bayan
eyüpsultan escort bayan
fatih escort bayan
gaziosmanpaşa escort bayan
güngören escort bayan
kağıthane escort bayan
küçükçekmece escort bayan
maltepe escort bayan
sancaktepe escort bayan
silivri escort bayan
sultanbeyli escort bayan
sultangazi escort bayan
şile escort bayan
üsküdar escort bayan
zeytinburnu escort bayan
mecidiyeköy escort bayan
ataköy escort bayan
aksaray escort bayan
bahçeşehir escort bayan
bostancı escort bayan
kurtköy escort bayan
halkalı escort bayan
taksim escort bayan
çapa escort bayan
kayaşehir escort bayan
kaynarca escort bayan
sefaköy escort bayan
şerifali escort bayan
şirinevler escort bayan]]></content:encoded>
                                <image>https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2023/02/bm-den-turkiye-icin-enkaz-kaldirma-cagrisi-113-5-milyon-dolar-istendi-1676789931-57-x750.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2023/02/bm-den-turkiye-icin-enkaz-kaldirma-cagrisi-113-5-milyon-dolar-istendi-1676789931-57-x750.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2023/02/bm-den-turkiye-icin-enkaz-kaldirma-cagrisi-113-5-milyon-dolar-istendi-1676789931-57-x750.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2023/02/bm-den-turkiye-icin-enkaz-kaldirma-cagrisi-113-5-milyon-dolar-istendi-1676789931-57-x750.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.haberdesifre.com/bmden-turkiye-icin-enkaz-kaldirma-cagrisi-1135-milyon-dolar-istendi-4431</link>
                                <pubDate>Sun, 19 Feb 2023 09:51:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>KANADADAN DEPREMZEDELERE VİZE KOLAYLIĞI</title>
                                <description><![CDATA[Kanada, Türkiye ve Suriyede depremlerden etkilenenlere vize kolaylığı ve önceliği sağlanacağını açıkladı. Detaylar haberdesifre.com'da]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Kanada Göçmenlik, Mülteciler ve Vatandaşlık Bakanı Sean Fraser ve Ulaştırma Bakanı Omar Alghabra, yaptıkları ortak yazılı açıklamada, hükümet olarak 6 Şubatta Kahramanmaraşta meydana gelen yıkıcı depremlerden etkilenen kişilerin mülteci yerleştirme başvuruları da dahil olmak üzere geçici ve kalıcı ikamet başvurularını işleme koyacaklarını duyurdu.

KANADA'DAN VİZE SÜRELERİ DOLAN DEPREMZEDELER İÇİN KOLAYLIKLAR...

Bakan Fraser ve Bakan Alghabra, bu kapsamda halen Kanadada bulunan ancak vize süreleri dolan Türkiye ve Suriye vatandaşlarının kalış sürelerini uzatmalarını kolaylaştıracak adımların da atılacağını açıkladı.

Türkiyeden Kanadaya gelmek için başvuracaklarla, halen Kanadada bulunan ancak vize süreleri dolan Türk vatandaşları, vize önceliği ve kolaylığına ilişkin hükümlere uygun başvurularını 29 Mart 2023 tarihinden itibaren yapmaya başlayabilecekler.

Bakan Fraser ve Bakan Alghabranın ortak açıklamasında, şunlar kaydedildi:

"29 Mart 2023 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere, daimi ikamet başvurusunda bulunanların depremler nedeniyle seyahat belgelerini kaybettiğini göz önünde bulundurarak, pasaport veya seyahat belgesi gerekliliği ile bu belgeler için ödenen ücretlerden feragat edeceğiz. Bu yeni önlemler, depremlerden kişisel olarak etkilenenlerin denizaşırı başvurularına öncelik vermek için hali hazırda devam etmekte olan çalışmalara dayanmaktadır. Etkilenen bölgelerden gelen yeni ve mevcut geçici ikamet başvuruları ile kalıcı ikamet başvuruları, mülteci yerleştirme başvuruları dahil öncelikli olarak işleme alınmaktadır."

Bakan Fraser açıklamada, "Kanada, Türkiye ve Suriyede yıkıcı depremlerden etkilenenlere yardım sağlamaya kararlıdır. Hükümetimiz, ortaya çıkan uluslararası krizlere yanıt vermeye ve ihtiyacı olanları desteklemeye her zaman hazır olacaktır." ifadelerini kullandı.

Bu arada Kanada Ulaştırma Bakanı Omar Alghabra ise açıklamada, depremlerden etkilenen Türkiye ve Suriye vatandaşlarını destekleme taahhüdünü sürdürdüklerini kaydetti. Bakan Algahbra, "Birçok Kanadalının depremlerden etkilenen aile üyeleri olduğunu biliyoruz ve bugünkü önlemler bu Kanadalıları rahatlatmalı. Bu yeni önlemlerle, şu anda karşı karşıya kaldıkları zorlukları hafifletmeyi umuyoruz. Bu trajediden etkilenenlerin karşılaştığı zorlukları anlıyoruz ve bu zor zamanda destek ve yardım sağlamakta kararlıyız." değerlendirmesinde bulundu.

*Haberin görseli AA tarafından servis edilmiştir.
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2023/03/kanadadan-depremzedelere-vize-kolayl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-1679219023.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2023/03/kanadadan-depremzedelere-vize-kolayl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-1679219023.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2023/03/kanadadan-depremzedelere-vize-kolayl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-1679219023.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2023/03/kanadadan-depremzedelere-vize-kolayl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-1679219023.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.haberdesifre.com/kanadadan-depremzedelere-vize-kolayligi-4449</link>
                                <pubDate>Sun, 19 Mar 2023 12:39:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>KUZEY MAKEDONYA'DAN DAVET VAR</title>
                                <description><![CDATA[Kuzey Makedonya Turizmi Tanıtma ve Destekleme Kurumu Başkanı Arkan Kerim, Türk turistin birçok turizm potansiyelini aynı anda sunan Kuzey Makedonya’nın tüm güzelliklerini görmeleri ve güzel anılar biriktirebilecekleri keyifli bir tatil için davet etti.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[HABERDESİFRE.COM | ÖZEL HABER: FULYA OMAÇ / ÜSKÜP-KUZEY MAKEDONYA

Osmanlı ordusu tarafından 15. yüzyılın ilk yarısında fethedilerek, yaklaşık 550 sene Osmanlı hakimiyetinde kalana dek 11. yüzyıldan 14. yüzyıla kadar sık el değiştiren ve tarih boyunca Paeonia Krallığı, Makedon Krallığı, Roma İmparatorluğu, Bulgar Krallığı, Bizans ve Sırp Krallığı gibi pek çok devletin idaresi altında bulunan Kuzey Makedonya, hüküm süren bu uygarlıkların günümüze dek ulaşan zengin tarihi izleri, doğal ve kültürel güzellikleri, lezzetli yemekleri, müziği, folkloru ve yöre halkının sıcaklığıyla Balkanların turizmde parlayan yıldızı olmaya devam ediyor.

Vizesiz seyahat imkanı sunan Kuzey Makedonya, yurt dışı kaçamağı yapmak isteyen ancak son yıllarda Avrupa ülkelerine gitmek için Schengen vizesi almakta güçlük yaşayan Türk turistlerin de en rağbet ettiği ülkelerin başında geliyor.



 

ARKAN KERİM: ÜSKÜP, TÜRK TURİSTİN HİÇ YABANCILIK ÇEKMEYECEĞİ BİR ŞEHİR

Kuzey Makedonya Ticaret Odaları Birliği bünyesindeki Seyahat Acenteleri, Oteller, Yolcu Taşıyıcıları ve Restoranlar Odası Başkanı ve aynı zamanda Turizmi Tanıtma ve Destekleme Kurumu Başkanı, Generalturist Seyahat Acentesi ile Üsküp’te bulunan G Hotels’in Yönetim Kurulu Başkanı Arkan Kerim ile Kuzey Makedonya turizmini konuştuk. Kuzey Makedonya Turizmi Tanıtma ve Destekleme Kurumu Başkanı Arkan Kerim, söyleşinin başında Türk turisti birçok turizm potansiyelini aynı anda sunan Kuzey Makedonya’nın tüm güzelliklerini görmeleri ve güzel anılar biriktirebilecekleri keyifli bir tatil geçirmeleri için ülkesine davet etti. Bu davet üzerine kendisine ilk soru olarak “Türk turist tatil tercihini neden Kuzey Makedonya’dan yana kullanmalı?” sorusunu yönelttik. Başkan Kerim sorumuzu şöyle yanıtladı:

-Türk turistin Makedonya’ya gelmesi için birçok neden var. En başta Türk vatandaşlarının vizesiz ziyaret edebileceği bir ülke. Uzunca bir dönem Osmanlı idaresinde kaldığı için birçok ortak kültürel değerlerimiz var. Türk turist Üsküp’e geldiğinde kendini herhangi bir Anadolu kentine gitmiş gibi hisseder. Yabancı dil bilmiyorsa, sadece Türkçe konuşuyorsa da geldiği kent hiç yabancılık çekmeyeceği bir şehirdir. Çünkü Üsküp’ün Çarşısı’nda hemen herkes Türkçe bilir ve konuşur. Sadece Üsküp’te değil, ülkemizin birçok şehrinde Türkçe konuşulur. Dokuz şehirde resmi dildir Türkçe. Çok sayıda göçmen 1912 Balkan Harbi’nden sonra Makedonya’dan Türkiye’ye göç etmiş. Bu göç 1950’li yıllara kadar sürmüş.

 

MÜBADELEYLE GÖÇENLERİN KOPARTILDIKLARI TOPRAKLARA ÖZLEMLERİ HİÇ BİTMEDİ

-Sadece Makedonya’dan değil, Kosova’dan, Karadağ’dan, Hırvatistan’dan, Bosna’dan, Sırbistan’dan da Türk kökenli insanlar Üsküp üzerinden Türkiye’ye göç etmişler. Mübadeleyle göçenler zaman içinde yeni vatanlarına alıştılar ama kopartıldıkları topraklara özlemleri hiç bitmedi. Üç kuşak boyu çocuklar, torunlar eski yurtlarının öyküleriyle büyüdüler. Dedelerinden, anneannelerinden, baba ve annelerinden dinledikleri anılar, Balkan ezgileri, hasretin iki yakası olarak zihinlerde taptaze duruyor. Bu bakımdan Türk turist Kuzey Makedonya’yı keşfetmek, atalarının topraklarını ziyaret etmek, tanıdıklarını görmek istiyor. Türk turistin Avrupa’da en rahat edeceği yerdir Makedonya ve her zaman başımızın üzerinde yeri vardır. Sizleri ata yadigarı topraklara bekliyoruz.

 

KUZEY MAKEDONYA AVRUPA’NIN EN UCUZ ÜLKESİ

*Üsküp’e Türkiye’den direkt uçuş var mı?

-Kuzey Makedonya Türkiye’den uçakla 1 saatte gelinebilen bir ülke. Üsküp’ten her gün İstanbul’a 3, Antalya’ya her gece, Bodrum’a ise haftada 2 kez direkt uçuş var. Ayrıca İzmir ve Üsküp arasında da çok sayıda direkt uçuş bulunuyor. Bu bakımdan Türk turistler ulaşımda zorluk yaşamadan ülkemize gelebilir. Kuzey Makedonya’ya birçok ülkeden de direkt uçuş var. Kuzey Makedonya benim nazarımda ‘her şey dahil ülkesi’. Çünkü Avrupa’nın en ucuz ülkesi. Restorana, kafeteryaya, pazara giden birisi en ucuz fiyatlarla alışveriş yapıp, yemek yer. Ayrıca Kuzey Makedonya’nın doğa güzellikleri, tarihi eserleri saymakla bitmez. Ayakta kalmış Osmanlı dönemi tarihi eserlerin en fazlası Üsküp’te. Mustafa Kemal Atatürk’ün öğrenim gördüğü okulu Manastır Askeri İdadisi’ne de ev sahipliği yapıyor olması, birçok dinamiğiyle beraber Türk turistlerin tatil tercihlerini Kuzey Makedonya’dan yana kullanmaları için önemli unsurlardan bazıları.



 

OSMANLI TOPRAKLARINDAKİ İLK SAAT KULESİ HALA AKTİF

*Ortak dil, din, tarih ve kültürel bağlara sahip olduğumuz Kuzey Makedonya’nın Üsküp ve diğer şehirlerindeki ata yadigarı Osmanlı eserleri ve günümüzdeki durumlarından bahsedebilir misiniz?

-Kuzey Makedonya'da Osmanlı döneminde birçok mimari eser yapılmış olsa da önemli bir kısmı tahrip olduğundan günümüze 140 civarı eser gelebildi. Üsküp’te ise yaklaşık 64 Osmanlı eseri ayakta kalırken, Üsküp Yahya Paşa Cami UNESCO tarafından koruma altına, Kalkandelen’deki Alaca Cami de UNESCO miras listesine alındı. Görkemli mimarisiyle Üsküp'ün en büyük ve en eski camisi Sultan Murad Cami, avlusunda Üsküp’ün en yaşlı ağacı bulunan İsa Bey Cami gibi ülke genelinde ayakta kalan camilerimizin çoğu ibadete açık. Yeni Cami müze olarak hizmet veriyor. 1548 tarihli Kurşunlu Han günümüzde Makedonya Müzesi’nin bir bölümünü kapsıyor. Hamamlardan ise Çifte Hamam (Davut Paşa Hamamı) ile İsa Bey Hamamı günümüzde sanat galerisi olarak hizmet veriyor. Asırlardır başkentin ortasından geçen Vardar Nehri'nin iki yakasını birleştiren Taşköprü olarak da anılan Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve hala işlevini koruyor. Osmanlı topraklarında ilk saat kulesi olma özelliği taşıyan yaklaşık 40 metre uzunluğundaki Neoklasik dönemi yansıtan Saat Kulesi hala aktif. 1888 yılına ait hükümet konağı, 1899 tarihinde yapılan Osmanlı posta binası, 1439 tarihli Sulu Han, XV. yüzyılın ikinci yarısına ait Kapan Han da Üsküp’te bütün görkemiyle hala ayakta duran önemli Osmanlı dönemi eserlerinden bazıları.



 

CAMİLERİN ÇOĞUNDA İBADET HALA YAPILIYOR

*Üsküp dışında diğer şehirlerdeki Osmanlı eserleri ne durumda?

-Üsküp’ten sonra Osmanlı döneminden kalma en çok tarih eser barındıran İştip’te Hüsamettin Paşa Camii, Manastır’da 1506 tarihli İshak Çelebi Camii, Ohri’de Ali Paşa Cami gibi birçok kentimizdeki pekçok camilerimizde ibadet yapılıyor olsa da Ohri’deki Fethiye Cami gibi birkaç cami de Osmanlı yönetimi çekildikten sonra tekrar kiliseye çevrilmiş durumda. Bitola’da Mustafa Kemal Atatürk'ün öğrenim gördüğü Manastır Askeri İdadisi binası günümüzde müze olarak kullanılıyor. Atatürk’ün babası Ali Rıza Efendi’nin Kocacık köyünde doğduğu ev günümüzde müze olarak, Resne’de Resneli Niyazi’ye ait saray da günümüzde çeşitli kültürel ve sanatsal etkinliklere ev sahipliği yapan bir “kültür evi” olarak hizmet veriyor. Ülkemizin birçok şehrinde cami, köprü, türbe, çeşme, han, hamam, mevlevihane ve tekke gibi Osmanlı döneminden kalma birçok tarihi eser bulunuyor. Bunlardan kimisi amacına uygun kimisi de müze ve sanat galerisi olarak kullanılıyor.



OSMANLI DÖNEMİ TARİHİ ESERLER KORUNUYOR

*Balkan seyahatlerimde pandemi dönemine dek sıkça geldiğim Kuzey Makedonya’nın birkaç şehrinde TİKA tarafından restore edilen Osmanlı dönemi tarihi yapıları görmüştüm. Mesela az önce sizin de ata yadigari eserler arasında saydığınız Üstüp’teki Saat Kulesi, Sultan Murat Camii ve İshak Bey Camii’nde restorasyon çalışmaları yapılıyordu. Tamamlandı mı bu çalışmalar?

-Evet çalışmalar tamamlandı ve camiler 2020 yılında tekrar ibadete açıldı, keza saat kulesi de tüm ihtişamıyla yükselmeye devam ediyor. Biz ülke olarak tüm tarihi değerlere sahip çıkmaya çalışıyoruz. Bu kapsamda TİKA ile işbirliği içindeyiz. TİKA bugüne dek Üsküp’ten Gostivar’a, Doyran’dan Ustrumca’ya, Radoviş’ten Ohri’ye, Kalkandelen’den Konçe’ye, Kuzey Makedonya’nın her bir köşesinde Osmanlı dönemi birçok tarihi eseri varlıklarını sürdürebilmeleri amacıyla aslına uygun restore ederek geleceğe ve turizme kazandırdı. Türkiye, TİKA aracılığıyla Kuzey Makedonya’da 2005 yılından itibaren 60 milyon Euro’nun üzerinde değerde tarihi yapıların restorasyonu da dahil, kültür, turizm, eğitim, bilim, sağlık gibi birçok alanda 950 civarı proje gerçekleştirdi.



 

HEYKELLER ŞEHRİ ÜSKÜP

*Kuzey Makedonya’nın turistik cazibe merkezlerinden biraz bahsedebilir misiniz?

-Ülkemiz denize kıyısı bulunmamasına rağmen muhteşem güzellikteki üç doğal gölü ile eşsiz bir doğaya sahip, ev sahipliği yaptığı birçok uygarlıktan özellikle Osmanlı ve Roma İmparatorluklarının etkisinde kalan ve çok sayıda tarihi eseri günümüze dek taşıyarak ziyaretçilerine ilgi alanlara göre birçok dinamik sunan, sanat, mimari, şiir ve müzik alanlarında zengin kültürel mirasa sahip bir ülke.

Osmanlı dokusu taşıyan, kadim bir Balkan kenti olan başkent Üsküp’te Eski Türk Çarşı (1392 tarihli Osmanlı Çarşısı), Balkanlar'ın en büyük ve en eski pazarlarından biri ve el sanatları atölyeleri, Osmanlı döneminden kalma tarihi hamamları ve camileriyle şehrin en otantik bölgesi. 22 metre uzunluğu ve etrafındaki 2,5 metre boyunda 8 adet bronz aslan heykelleriyle Büyük İskender’in devasa heykelinin yer aldığı Makedonya Meydanı, 21 metre yüksekliğinde ve 32 adet rölyefle süslenen Makedonya Kapısı ve barındırdığı birbirine yakın, irili ufaklı yüzlerce heykel ve anıt ile Üsküp’ün ‘heykeller şehri’ olarak anılmasına sebep olurken, burası aynı zamanda kentin buluşma noktası. Bitişiğindeki Taş Köprü, Kalesi, Milli Mücadele Müzesi, Holokost Anıt Müzesi (Avrupa'daki en büyük Holokost müzelerinden biri), Makedonya Ulusal Müzesi ve Sanat Galerisi, Rahibe Teresa Anıt Evi, St. Spass Kilisesi, kentin yaklaşık 15 km batısında yer alan Matka Kanyonu ve camisinden köprüsüne, hamamından türbesine ev sahipliğini yaptığı birçok Osmanlı dönemi eseriyle Balkanların kalbi olarak anılan Üsküp, zengin kültürel yapısıyla birçok ziyaretçinin tekrar görmek istediği en turistik kent.



 

KADINLARIN GÖZDESİ MEŞHUR OHRİD İNCİSİ

-Muhteşem göl manzarası ve tarihi mimarisi ile göz kamaştıran UNESCO Dünya Miras Listesi’nde de bulunan, 365 kilisesi ve manastırı ile Balkanların Kudüs'ü ve Slav kültürünün merkez üssü adını alan Ohrid, Avrupa’nın en eski yerleşim yerlerinden biri olduğundan Avrupalı turistin de güney Avrupa’da mutlaka görmek istediği fantastik güzel bir yer. Ülkenin gözbebeği Ohrid için Kuzey Makedonlar, ‘Tanrı yağdırdığı güzellik yağmurundan bir damla da Ohrid’e düşürmüş’ derler. Avrupa'nın en eski ve en derin krater göllerinden biri olan Ohri Gölü’nün kristal berraklığındaki suyunda keyifli bir bot turu yapan turistler, ardında da göl kenarındaki restoranlarda belvica veya pastirmka denilen Ohrid Gölü’ne özgü tatlı su balıklarından yerler. Çok sayıda Türkçe konuşan kişi ve işletmenin bulunduğu Tarihi Çarşı’sında ise hem güzel zaman geçirir hem de alışveriş yaparlar. Kadınların gözdesi ise meşhur Ohrid İncisi’dir.



 

ÇAR SAMUEL KALESİ, OHRİ AYASOFYA KİLİSESİ

-Orta Çağ kalesi olan Çar Samuel Kalesi, 11. yüzyılda Bizans mimarisi ile inşa edilen, Osmanlı döneminde cami olarak kullanılan, Yugoslavya Cumhuriyeti döneminde ise restore edilerek tekrar kiliseye çevrilip ibadete açılan Ohri şehrinin en önemli tarihi eserleri arasındaki Ohri Ayasofya Kilisesi, Aziz Yuhanna Kilisesi, Oscar adayı olan “Before the Rain” filminin çekildiği Aziz Yuhanna (Sveti Jovan Kaneo) Kilisesi, günümüzde Ohri Ulusal Müzesi olarak hizmet veren Robevi Ailesi’nin evi, Osmanlı dönemi eserler ve tarihi evler de turistlerin ilgi gösterdikleri yerler arasında bulunuyor. Sakin yapısı ve güzel doğasıyla Ohri Gölü’nün kuzey kıyısında bulunan Struga, yüzyıllardır ayakta kalan cami ve kiliseleriyle Kuzey Makedonya’nın önemli bir kültür şehri ve turizm merkezlerinden biri.



 

MANASTIR, DOYRAN, KALKANDELEN..

-Mustafa Kemal Atatürk’ün öğrenim gördüğü ve matematik öğretmeni tarafından zekası nedeniyle adına ‘Kemal’ ismini de eklediği günümüzde müze olarak hizmet veren Manastır Askeri İdadisi özelikle Türk turistin, Üsküp ve Ohrid ile en görmek istediği yerlerin başında geliyor. Ayrıca Akdeniz ikliminin etkilerinin hissedilebileceği tek yer olan ve ziyaretçisine olağanüstü görsel güzellikler sunan doğa harikası Doyran gölü, Şar Dağı eteklerine kurulan ve Pena Nehri tarafından ikiye bölünen görülmeye değer eşsiz güzelliğe sahip Tetova (Kalkandelen), 4 bin yıllık antik şehir kalıntılarıyla Kumanova, Balkanların en güçlü ve tarih boyunca en çok fethedilmiş beş kalesi arasında yer alan Marko Kuleleri ve tarihi manastırlarıyla Pirlepe, 730 kilometrekarelik ormanları, geçitleri, şelaleleri ve karstik alanlarıyla Kuzey Makedonya'nın en büyük kış tatil beldesi Mavrovo, döneminde Roma eyaletinin başkenti olan Stobi, Mavrovo'dan sonra en eski ve en büyük ikinci milli park Pelister, en ünlü kış sporları ve eğlence merkezi Popova Sapka, şarapları ve peyniriyle meşhur Kuzey Makedon şarap ve rakı üretiminin merkezi Tikveş, Kemikler Körfezi’ndeki MÖ 1200 ile 700 yılları arasında bölgede yaşayan medeniyetin izlerini taşıyan Su Müzesi, döneminde Roma eyaletinin başkenti Stobi Arkeolojik Alanı, Smolare Şelalesi Kuzey Makedonya’da mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Doğa harikası göllerde yürüyüş tutkunları burada geçirecekleri zamanı unutamaz. Dağ meraklıları için trekking parkurları güzel manzaralar sunar. Gece hayatı ise enteresan, orijinal Kuzey Makedon canlı müziği eşliğinde düzenlenen geceleri Türk turistler çok seviyor. Fiyatlar ise Türkiye’ye kıyaslandığında gerçekten bedava. Kuzey Makedonya keşfedilmemiş gastronomi cenneti aynı zamanda, tarihiyle ve bugünüyle keşfedilmesi gereken bir destinasyon.”



 

TURİZM BU YIL 2019’U GEÇECEK GİBİ GÖRÜNÜYOR

*Yıldan yıla yabancı turistlerce daha çok ilgi gören bir ülkesiniz. Sizce Kuzey Makedonya turizmden hak ettiği payı alabiliyor mu? Geçen yıl sezon nasıl geçti? Bu yılki beklentileriniz?

-Kuzey Makedonya henüz turizmden alması gereken payı tam alamadı. Ama sizin de bahsettiğiniz gibi yıldan yıla ivmesi daha da yükseliyor. Geçen yıl Devlet istatistik Kurumları’nın verilerine göre 2023 yılında bir önceki yıla kıyasla yabancı turist sayısında yüzde 36,6 oranında, gecelemelerde ise yüzde 22,9 oranında artış oldu, 2 milyon turist sınırına yaklaştık. Casino oyunu turisti ile 6 milyon transit yolcuyu bu hesaba katmadan 2023 turizm açısından başarılı bir sezon oldu. Türkiye, Hollanda, Sırbistan, Polonya ve Romanya ilk beş sıradaki turistleri oluşturdu. Turizm bu yıl da iyi gidiyor ve ters bir durum olmazsa 2019 yılını geçecek gibi görünüyor. 2.5 milyon civarı turist ağırlarız diye düşünüyorum ancak sürprizler olabilir. Bir turizmci olarak bu gidişattan memnun ve ümitliyim. Bu yıl da diğer yıllarda olduğu gibi Türk turist yine ilk sırada yer alıyor.

*Rusya - Ukrayna ve İsrail - Filistin Savaşları turizminizi etkiledi mi?

- Direkt olarak bizi etkilemedi diyebilirim. Kuzey Makedonya ve Balkanlar Avrupalı turistlerde güvenilir destinasyon olarak geçtiğinden turizmciler olarak sorunsuz sezon yaşamaktayız.



 

TÜRKİYE EN SEVİLEN ‘DOST ÜLKE’ VE ‘EN İYİ ORTAK’ SEÇİLDİ

*Kuzey Makedonya Ekonomi Bakanlığı tarafından 2018’de turistik alanda en iyi acente olarak ödüllendirildiğiniz Generalturist acentenizle iki ülke arasında turistik turlar da düzenliyor, karşılıklı turist getirip götürüyorsunuz. Kuzey Makedon turistin Türkiye’ye ilgisi nasıl?

*Kuzey Makedonya Uluslararası İşbirliği Merkezi tarafından düzenlenen ankette Makedonya için Türkiye en sevilen ‘dost ülke’ ve ‘en iyi ortak’ seçildi. Ülkemiz insanları, ülkeniz insanlarını seviyor ve son yıllarda, Kuzey Makedonya’dan çok fazla insan Türkiye’yi ziyaret ediyor, Türk dilini öğrenmek istiyor ve Türk yaşam stiline özeniyor. Bunda Türk televizyon dizilerinin etkisi büyük. Televizyonda gördükleri yerleri bizzat gezip görmek, kültürü tanımak istiyorlar. Mübadeleyle Türkiye’ye göçen akraba ziyaretleri de çokça oluyor.





 

İZMİR, İSTANBUL VE ANKARA

*Türk turistlere yönelik turlarınız ile kur farkının Türk turistin gelişinde bir etkisinin olup olmadığını sorsam?

-Her yıl olduğu gibi bu yıl da Bodrum ve Antalya direkt uçuşlarla operasyonlarımız devam ediyor. Aynı zamanda Mısır ve Tunus charter operasyonlarımız da mevcut. Vizesiz destinasyon olduğumuz için ve ata toprakları ziyaret sevdası Türk turistin turlara yoğun ilgi göstermesine neden oluyor. Özellikle İstanbul, İzmir ve Ankara’dan en çok talep olurken, diğer şehirlerden de ciddi gelen Türk turist var. Bu trend ileriki yıllarda da devam edecek gibi gözüküyor. Kur farkının etkisi ise henüz yok diyebilirim. Umarım Türkiye’deki ekonomi bir an önce toparlanır ve ileriki yıllarda da Türk turistleri sorunsuzca

karşılamaya devam ederiz ve ülkemize geldiklerinde bütçelerini düşünmeden rahatça ve gönüllerince bir tatil yaparlar.



 

TÜRKİYE’DEKİ FİYATLARIN YÜKSEKLİĞİ ÇOK HİSSEDİLİYOR

Sık sık Türkiye’ye geliyorsunuz. Daha önceki yıllara göre olumlu ve olumsuz gözlemleriniz?

*Evet doğrudur çok sık Türkiye’ye geliyorum ve gözlemlediğim durum geçen yıllara göre her şey çok pahalılaşmış diyebilirim. Ekonomik durum geçen yıllara istinaden daha düşük seviyede ve bu pahalılık hissediliyor. Kuzey Makedonya’dan gelen turistler de gerek konaklamada gerekse yeme-içme ve alışverişlerde yüksek fiyatlardan şikayetçiler.

 

TÜRKİYE İLE KUZEY MAKEDONYA İLİŞKİLERİ ÜST SEVİYEDE

Türkiye ile Kuzey Makedonya arasında Osmanlı döneminden bu yana geleneksel bir dostluk ilişkisi var diye biliyorum, gerek turizm, gerek ticaret ve politik alanlarda doğru mudur?

*Doğrudur, 1991’de Yugoslavya’nın dağılmasıyla bağımsızlığını kazanan ülkemize Üsküp’e büyükelçi gönderen ilk devlet Türkiye olmuştu. Kuzey Makedonya ve Türkiye arasındaki ilişkiler hem turizmde hem de devletler arasında eskiden beri çok iyi seviyede ve her geçen yıl daha iyiye gidiyor. Bunun yanı sıra ticaret, kültür, tarih, eğitim, bilim, savunma, sağlık ve diğer alanlarda da işbirlikleri yürütülüyor. Türkiye Makedonya’nın önemli ticari ortaklarından birisidir. 2023 yılının Ocak-Kasım döneminde Türkiye’nin Kuzey Makedonya’ya ihracatı 550 Milyon USD ve Kuzey Makedonya’dan ithalatı 171 Milyon USD olarak gerçekleşti. İki ülke ticaretinin yanı sıra Türkiye’nin bölgeye yapmış olduğu yatırımların oranı da oldukça yüksek. Kuzey Makedonya’ya doğrudan yabancı sermaye yatırımı gerçekleştiren Türk şirketlerinin sayısı 100’ün üzerinde olup, yatırımların toplam tutarı 1 milyar doların üzerinde. Ticari ilişkilerin yanında Türkiye, Yunus Emre Türk Kültür Merkezi aracılığıyla Türkçe öğrenmek isteyen Makedonya vatandaşlarına eğitim veriyor ve Türk kültürünü tanıtmak babında aktiviteler yapıyor. TİKA da tarihi eserlerin restorasyonundan eğitim, sağlık gibi birçok alanda destek veriyor.

 

*Söyleşimizi noktalamadan önce biraz da sizden ve projelerinizden bahsetsek. Yıllardır Makedonya’nın en köklü ve tanınmış turistik acentelerinden biri olan Generalturist hangi destinasyonlarda hizmet veriyor? Bunlardan kısaca bahseder misiniz?

-2003 yılından itibaren özelleştirmiş haliyle babamla beraber kurduğumuz Generalturist dünyanın birçok destinasyonda hizmet vermeye devam ediyor. Direk carter seferleriyle Türkiye’de Antalya ve Dalaman, Mısır’da Sharm El Seikh ve Hurgada, İspanya’da Palma’de Mallorca ve Costa Brava olmak üzere Hırvatistan ve Karadağ sahili, Halkidiki sahili Yunanistan’da bizim ana outgoing destinasyonlarımız. 2007 yılından itibaren ciddi şekilde tüm Balkan ülkelerine Türkiye ve Uzakdoğu ülkelerden incoming da başladık. Son 21 yılda toplamda 250 bin civarı turisti gerek yurtiçi gerek yurtdışına uğurladık veya ağırladık. 21 yılı geride bırakırken bu gururlu tabloyu da sürdürmek arzusuyla tam hız devam ediyoruz. Generalturist şirketimizdeki acente ve uzun yıllar içinde bulunduğumuz turizm sektöründeki deneyimlerimizi hotel sektörüne de taşıdık ve G Hotels Üsküp’teki ilk hotelimizi 2020 yılında hizmete açtık. İleriki senelerde hotel sayımızı artırmak istiyoruz. Projelerimiz mevcut ve 2025’e güçlü projelerle girmek istiyoruz.  



 

*Bu keyifli söyleşi için teşekkür ediyorum. Son olarak eklemek istediklerinizi alabilir miyim?

-Kuzey Makedonya’yı ve başkent Üsküp’ü ziyaret etmeyenleri ülkemizin hepsi de birbirinden güzel ve özel tarihi, turistik ve kültürel değerlerini keşfetmeleri ve meşhur köftemiz ile Tikveş şaraplarını tadımlamaları için Kuzey Makedonya’ya bir kez daha davet ediyor, ben de söyleşi için teşekkür ediyorum.



 
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2024/07/1arkankerim-1720091270.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2024/07/1arkankerim-1720091270.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2024/07/1arkankerim-1720091270.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2024/07/1arkankerim-1720091270.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.haberdesifre.com/kuzey-makedonyadan-davet-var-4528</link>
                                <pubDate>Thu, 04 Jul 2024 13:23:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>BATI, İSRAİL'İ KORUMAYA DAHA NE KADAR DEVAM EDECEK?</title>
                                <description><![CDATA[Hamas lideri İsmail Haniye'nin öldürülmesi ve 7 Ekim'den beri İsrail'in Filistin'de gerçekleştirdiği katliama kayıtsız şartsız destek veren ABD ve Batı ülkelerinin tavrının ne kadar devam edeceği merak konusu.]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[Hamas lideri İsmail Haniye'nin öldürülmesi ve 7 Ekim'den beri İsrail'in Filistin'de gerçekleştirdiği katliama kayıtsız şartsız destek veren ABD ve Batı ülkelerinin tavrının ne kadar devam edeceği merak konusu.

 İsrail, 7 Ekim'den beri Filistin'de soykırıma devam ediyor.

Uluslararası kuruluşların bu katliama kayıtsız kalması tarihin sayfalarına bir utanç vesikası olarak kaydedilmiş durumda.

İsrail ise katliamın dozunu her gün biraz daha artırmaya devam ediyor.

Son olarak Hamas lideri İsmail Haniye'nin İsrail tarafından İran'da katledilmesi bu vahşeti yeni bir boyuta taşıdı.

Yaşanan bu gelişmelere akıllara Batı ülkelerinin İsrail'e verdiği açık desteğin daha ne kadar devam edebileceği sorusunu akıllara getiriyor. Bu konuyu Dış Politika Uzmanı Prof. Dr. İsmail Şahin Herkes Duysun için analiz etti.

BATI ÜLKELERİ BU ŞEKİLDE DEVAM EDERSE BARIŞI ELDE ETMEK MÜMKÜN DEĞİL

Egemen ülkelerin ve uluslararası kuruluşların kayıtsız tavrının İsrail'e daha da güç verdiğini ifade eden Prof. Dr. İsmail Şahin, " Uluslararası aktörlerin İsrail’i koruyucu politikaları, onun hukuk tanımaz tutumunu daha da güçlendiriyor. Kaçınılmaz olarak İsrail’in pervasızlığı, bölgedeki diğer ülkelerin de güvenliğini tehdit ediyor.

Bu durum, uluslararası toplumun sessiz kalmaması gereken bir hukuk ihlalidir.

Eğer İsrail’in bu tür uygulamaları devam ederse, bölgede kalıcı bir barış ve istikrarın sağlanması mümkün olmayacaktır." dedi.

İSRAİL KÜRESEL BARIŞIN ÖNÜNDE TEHDİT

İsrail'in yıllardan beri takındığı vurdumduymaz tavrın küresel barış için ciddi bir tehdit olduğunu ifade eden Prof. Dr. İsmail Şahin, "İsrail’in savaş çığırtkanlığı ve hukuk tanımaz tutumu, küresel barışa ve güvenliğe karşı da ciddi bir tehdit oluşturuyor.

Çünkü bu tür eylemler ve tutumlar, bölgesel çatışmaların büyümesini ve küresel düzeyde istikrarsızlığı teşvik ediyor.

Ayrıca, uluslararası toplumun bu tür davranışlara karşı etkin bir şekilde müdahale etmemesi, diğer ülkeler ve gruplar için de kötü bir örnek teşkil ediyor." dedi. 

BURSA (İGFA) - Oğuzhan Osman BİLGİN / HERKES DUYSUN

 
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2024/08/bati-israil-i-korumaya-daha-ne-kadar-devam-edecek-1722610254-423_large.webp</image>
                                <media:content url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2024/08/bati-israil-i-korumaya-daha-ne-kadar-devam-edecek-1722610254-423_large.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2024/08/bati-israil-i-korumaya-daha-ne-kadar-devam-edecek-1722610254-423_large.webp"/>
                                <enclosure url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2024/08/bati-israil-i-korumaya-daha-ne-kadar-devam-edecek-1722610254-423_large.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.haberdesifre.com/bati-israili-korumaya-daha-ne-kadar-devam-edecek-4532</link>
                                <pubDate>Fri, 02 Aug 2024 17:47:00 +0300</pubDate>
                              </item><item>
                                <title>AZİZE MARKELLA’NIN SAPKIN BABASIYLA MÜCADELESİ </title>
                                <description><![CDATA[Dünyadaki her toplumun bir numaralı sorunu, yakınımızda ve o kadar gizli ki, genellikle fark edilemiyor… Azize Markella'nın acıklı hikayesi tüm dünyadaki birçok çocuğun dramatik öyküsü... Şu anda bile tüm dünyada o suç işleniyor. Ayrıntılar haberimizde
]]></description>
                                <content:encoded><![CDATA[HABERDESİFRE.COM | ÖZEL HABER FULYA OMAÇ / SAKIZ ADASI-YUNANİSTAN 

Türkiye’den Almanya’ya, Avustralya’dan Amerika’ya, İngiltere’den Hindistan’a kadar dünyanın her yerinde dehşete düşürücü sayıdaki birçok evde ama gönüllü, ama gönülsüz gizli saklı yaşanıyor. Kapalı kapılar ardında bir sır olarak yaşananların gizli kalmayanları ise buz dağının görünen bölümü olarak karşımıza çıkıyor. Dünyadaki her toplumun bir numaralı sorunu, yakınımızda ve o kadar gizli ki, genellikle fark edilemiyor. Azize Markella'nın acıklı hikayesi tüm dünyadaki birçok çocuğun dramatik öyküsü... Şu anda bile tüm dünyada o suç işleniyor..

 

KUTSAL AZİZE MARKELLA İLAHİ IŞIĞINLA TÜM ÇOCUKLARI KORU

Her yıl 22 Temmuz’da Sakız Adası'nın koruyucu azizesi Agia Markella Bayramı’nı kutlayan Sakız Adalılar bu bayramda da kutlamaları gerçekleştirdi.. Azize Markella Bayramı, ada için "dini bir dönüm noktası" olarak tanımlanırken, Yunanistan'ın dört bir yanından, komşu adalardan ve dünyanın her yerinden binlerce inanan bu kutsal günü kutlamak ve hacı olmak için Sakız Adası'na akın ediyor. Ortodoks Hristiyan Kilisesi'nin de bir Azizi olan Azize Markella, bir taraftan inananlara mucizevi şifa olurken, bir taraftan da iç acıtıcı yaşam öyküsüyle dehşete düşürüyor.

Bu hüzünlü hikaye, aslında dünya var olduğundan bu yana yeryüzündeki tüm toplumlarda yaşanan mide bulandırıcı, sapkın ‘çocuk istismarı’ ve ‘ensest’ olgusuyla hiç de yabancısı olmadığımız bir konuyu içeriyor. 18 yaşında güzel bir genç kız olan Markella’nın, kendisine şehvet besleyen öz babasına karşı yüzyıllar önce verdiği mücadele ve yaşadığı dehşet, ne yazık ki asırlar sonra da geçmişten günümüze pek çok evin kapalı kapıları ardında kendi ebeveynlerinin cinsel istismarına - saldırısına - tecavüzüne maruz kalan pek çok çocuğun acı dolu iç çekişleri ve sessiz çığlıklarının üzücü yaşam öyküsü olmaya devam ediyor.



 

AZİZE MARKELLA’NIN SAPKIN BABASIYLA MÜCADELESİ

Efsaneye göre; MS 1500 yıllarında yaşayan Agia (Azize) Markella, pagan bir baba ve Hristiyan bir annenin çocuğu olarak Sakız Adası’nın Volissos Köyü’nde dünyaya gelir. Annesi genç yaşta ölene dek kızını eşinin karşı çıkmasına rağmen Hristiyan inancına göre büyütür. Annesi ölünce Markella kötü bir insan olan babasının eline kalır. 18 yaşına geldiğindeyse vaftiz edilse de inançsız babası onu pagan olmaya zorlar. Daha da kötüsü baba, kendi öz kızına karşı şehvet duymaya başlar. Babasının sapkın ensest niyetini açıklamasının ardından kızına saldırmaya yeltendiğinde büyük bir korkuya kapılan Markella, kendini korumak ve namusunu kurtarmak için evden kaçıp, bölgedeki bir dağdaki ormana sığınır. Ancak burada gizlendiğini gören bir çoban babasını haberdar eder. Kızını saklandığı çalılıkta göremeyen baba, oradan çıkması için çalılığı ateşe verir. Markella buradan sahile doğru koşmaya başlayınca babası ona yetişemeyeceğini anlar ve deniz kenarındaki dağ yamacında kızını sırtından okuyla vurur.



 

BABASI ÖNCE OKUYLA YARALAR, ARDINDAN KILICIYLA BAŞINI KESER

Yaralı halde koşmaya devam eden Markella, gücü tükendiğinde Tanrı’ya kendisini babasından kurtarması için yalvarır ve dua eder. Bu sırada deniz kenarındaki büyük bir kaya ikiye ayrılır. Genç kız yarılan kayanın içine gövdesinin yarısına kadar girmişken babası yetişir ve kızının kafasını kesip denize atar. Zalim ve sapkın babası tarafından dinden çıkarılmaya zorlanan ve onun ensest hisleriyle boğuşan genç ve güzel Markella, acımasız bir kovalamacanın ardından öz babası tarafından şehit edilerek ruhunu Tanrı'ya teslim eder.



SAKLANDIĞI ÇALILIĞIN OLDUĞU YERE ADINI TAŞIYAN MANASTIR YAPILIR

Efsaneye göre azizenin kafasında Tanrı’nın izzetinin göksel altınlarıyla süslenmiş, çiçeklerle bezeli kutsal bir taç belirir ve başında alışılmadık bir ışıltı-parıltı (hale) yayılmaya başlar. Agia Markella’nın istismarcı sapkın babasının tacizinden kaçarak sığındığı çalıların olduğu yere azizenin adını taşıyan bir kilise, kafasının kesildiği kayalığa da bir şapel inşa edilir. Babasının okuyla vurulduğu yere ise bir haç dikilir. Her yıl 22 Temmuz’da Sakız Adası’nın koruyucu azizesi Agia Markella'yı anmak için önce kilisede adanın en büyük din adamı önderliğinde inananlarla birlikte ada protokolünün de katılımıyla özel bir dini tören gerçekleştirilir. Ardından inananlar ve törene katılanlar kutsal azizenin babasından kaçarken geçtiği patika yolu izleyerek önce okla vurulduğu yere dikilin Haç’ın önünde, sonrasında da son nefesini verdiği yere yapılan Şapel’in orada dua edip, dilekte bulunurlar. Bölgedeki deniz suyu serinken, Şapel’in önündeki kayalıktan akan su ise mucizevi şekilde sıcaktır. Kutsal günde Markella’nın babasının okuyla vurulduğu yerdeki mavi suyun azizenin kanının al rengini aldığı, Şapel’in oradan akan suyun da şifalı olduğu rivayet ediliyor. İnananlar şifa için buradaki kaynaktan su doldurur veya satın alır. 22 Temmuz aynı zamanda Markella isim günü olarak kutlanıyor.



 

İNANANLAR MİNNETTARLIĞIN VE DİNDARLIĞIN BİR GÖSTERGESİ OLARAK 48 KM YÜRÜR

Hacı olmak isteyenler, dilekleri kabul olanlar, şifalanıp iyileşenler ve dilekte bulunanlar ise minnettarlığın ve dindarlığın bir göstergesi olarak törenden bir gün öncesi akşamüstü ada merkezinden yürüyüşe başlayarak 48 km yol kat ederek sabah vakitlerinde Agia Markella Manastırı’na varana dek yürürler. Manastır’a vardıklarında dileklerinin gerçekleşmesi, bedensel ve ruhsal hastalıkların çözümü ve gerçekleşen dileklerine şükür için dua ederler. Sağlık problemi yaşayanlar (felç, sakatlık, hastalık vb) kilisenin bahçesindeki beyaz şeritlerle çizilmiş dikdörtgen alanın içine yatar. Burada papaz dua eder ve Azize Markella’nın ikonasını bu kişilerin üzerinden geçirir. Anlatılanlara göre birçok kişi bu seremoni sonrası şifa buluyormuş. Örneğin sakatlar yürümeye başlıyormuş.



ACI DOLU İÇ ÇEKİŞ VE SESSİZ ÇIĞLIKLAR

Yöre sakinleri Azize Markella'nın kendisine şehvet besleyen ve ensest niyetini açıklayan öz babasıyla olan acıklı öyküsü sebebiyle tüm çocukların da koruyucusu olduğunu belirtiyorlar. Ancak ne yazık ki her gün birçok masum çocuk dünyanın farklı coğrafyalarında, farklı statülerde ve farklı sosya ekonomik seviyelerdeki ebeveynleri tarafından sadece fiziksel ve cinsel değil, aynı zamanda zihinsel olarak da istismarın, tecavüzün kurbanı oluyor. Pek çok evin kapalı kapıları ardında hoş olmayan olaylar yaşanıyor. Küçük masum meleklerin acı dolu iç çekiş ve sessiz çığlıkları sımsıkı kapatılmış odaların duvarlarında yankılanıyor.



 

BAZI ANNELER TARAFINDAN MANİPÜLE EDİLİP, BU SAPKIN VE TRAJİK OLAY ÖRTBAS EDİLİYOR

En güvendikleri birinci derece yakınları tarafından tehdit edilerek, güç ve duygusal baskı uygulanarak aile içi cinsel saldırıya uğrayan birçok genç ve çocuk, korkularından içlerine kapanıyor, hayata küsüyor, utançlarını kimseye anlatamıyor. Bazen anlatsalar bile inanılmıyor ve susturuluyorlar. “El alem duyarsa ne olur?”, “Bu duyulursa insan içine çıkamayız”, “İtibarımız iki paralık olur”, “Kimseye bundan söz etme kızım/oğlum”, “Bu herkesin başına gelen bir şey” denilerek mağdur çocuk, ebeveynler özellikle de anne tarafından manipüle edilip, bu sapkın ve trajik olay örtbas ediliyor, çocuğa normalmiş gibi gösteriliyor. Veya anne de eşi tarafından tehdit edildiği için susup, göz yumuyor, çirkin olayın üstü kapatılıyor, “görmedim, duymadım, bilmiyorum” anlayışıyla süreç devam ediyor.

 

ÖZ BABASINDAN HAMİLE KALIP, KARDEŞİNİ DOĞURUYOR

“Ailede yaşanan sorunlar aile içinde kalmalıdır” mantığıyla geride kalan yaşamlarını bu şekilde sürdürmeye devam eden kız ergenler hamile de kalabiliyor. Bu gebelikler tıbbi, psikolojik, hukuksal ve etik bir yığın sorunu da beraberinde getiriyor. Bazen bu yasak meyvenin doğup yaşamasına izin veriyorlar. Hamile kaldığı babası doğan çocuğun hem babası hem de dedesi olurken, kendisinin de çocuğunun hem annesi hem de kardeşi olmasıyla başka bir trajik durum ortaya çıkıyor. Doğan çocuk da kan bağından dolayı ya bedensel ya da zihinsel engelli olabiliyor.

 

HİÇBİR ÇOCUĞUN BU İĞRENÇ OLAYLARI YAŞAMAMASINI DİLİYORUZ

Bazı bebekler bakılıp, büyütüyor, bazılarıysa o kadar şanslı olmuyor ya bir cami avlusuna bırakılıyor ya da “duyulursa itibarları iki paralık olmasın” diye yaşam hakları elinden alınıp, bir çöpmüşçesine çöp konteynırına atılıyor. Kimi anne çocuğunun yaşadığı mide bulandırıcı durumu görmezden gelip, göz yumarken, kimi anne ise çocuğunu sapkın eşinden veya oğlundan veya diğer aile bağı olan kişilerden korumak için durumu öğrenir öğrenmez soluğu hemen emniyette alıyor. Tüm çocukların böyle duyarlı ve koruyucu anneleri olmasını, babaların çocuklarını partner olarak görmemesini, hiçbir aile bağı olan veya olmayan kişinin çocuklara şehvet duymamasını ve hiçbir çocuğun bu iğrenç olayları yaşamamasını diliyoruz.

 

YAŞADIKLARININ YAŞATTIĞI TRAVMAYA DAHA FAZLA DAYANAMAYARAK İNTİHAR EDİYORLAR

“Bu duyulursa insan içine çıkamayız” diyen anneleri tarafından susturulan ensest mağduru çocuklar, ruhlarında fırtınalar koparken sessizliğin karanlığında kayboluyorlar. Maruz kaldıkları durumdan kurtulmaya çalışıyor ancak korktukları için sustuklarından veya susturulduklarından seslerini duyuramıyorlar. Ensest (aile içi cinsel saldırı) gizli tutulmasından ötürü çözülemiyor ve bir çığ gibi çözümsüz bir biçimde büyüyerek çocukta travmalar yaşatmaya devam ediyor. Yıllarca başlarını eğerek, itaat ediyor, katlanıyor, bizzat ebeveynleri tarafından uygulanan baskının, güç ve şiddetin mühürlü sırrını ruhlarında tutuyorlar. Sır ortaya çıksa bile kendini tekrar eden sahnelerden dolayı ruhlarında açılan derin yaralarının iyileşmesi mümkün olmuyor. Yaşadıkları travma sonucu ruhsal davranış bozuklukları ve fiziksel sağlık sorunlarıyla boğuşuyor, iyileşebilmek için yıllarca terapi görüyorlar. Kimisi ise yaşadıklarının yaşattığı travmaya daha fazla dayanamayarak intihar ediyor. Yıllar süren ve yetişkinlik yaşlarına kadar istismara karşı savunmasız kaldıkları tacizin neticesi, acı sonla biten bir hayat oluyor.

 

WHO “SESSİZ SAĞLIK ACİL DURUMU” OLARAK TANIMLANIYOR

Dünyanın istisnasız her ülkesinde, her sosyal sınıfta görülen ve tabu sayılan ensest konusu, BM’ye bağlı Dünya Sağlık Örgütü’nce (WHO) “sessiz sağlık acil durumu” olarak tanımlanıyor. Dünya Sağlık Örgütü tahminlerine göre; dünya genelinde kız çocukların yüzde 20’si, erkek çocukların da yüzde 5-10’u çocukluk döneminde cinsel istismara maruz kalıyor. Toplumlarda en yaygın ensest türü ise öz ve üvey babanın kız çocuğuna cinsel saldırısı. Onu erkek kardeşin kız kardeşe cinsel tecavüzü izliyor. Türkiye’den Almanya’ya, Avustralya’dan İngiltere’ye, Polonya’dan Hindistan’a kadar dünyanın her yerinde ensest ama gönüllü, ama gönülsüz birçok evde yaşanıyor. Herkesin bilip pek az kimsenin konuştuğu bir ritüel olan ensest, mahrem sayıldığından aile içinde saklı tutuluyor, gizli kalmayanları ise buz dağının yalnızca görünen bölümünü oluşturuyor. Kız çocuklarının hamile kalması, evden kaçması, bebeği terk etmesi ile başlayan adli süreçler kız çocuklarının yaşadığı aile içi cinsel saldırııyı biraz daha görünür kılarken, erkek çocuklar açısından istismar çok daha zor ortaya çıkıyor.

 

TÜRKİYE’DE ENSEST ORANI YÜZDE 40

2017 yılında sanatçı Murat Başoğlu’nun yeğeniyle ilişkisi magazin dünyasında uzun süre yankılanmıştı. Bu olay üzerine Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) 56 ilde ülkedeki aile içi cinsel saldırı üzerine bir araştırma yapmıştı. Bu araştırmanın sonuçlarını göre; Türkiye’de ensest oranı yüzde 40. Yani her 10 kişiden 4’ünde ensest var. Bu da demek oluyor ki toplumun ciddi bir kısmı ensesti cinsellik olarak görüyor. Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nin konuyla ilgili bir araştırmasında ise yaşları 4 - 40 arasında değişen ensest kurbanlarının yüzde 70’inin 18 yaş altında (yaş ortalaması kızlarda 15.3, erkeklerde 8.5), yüzde 84’ünün kız çocuğu ya da kadın, yüzde 58’in ilkokul mezunu olduğu görülmüş. Yine Türkiye’de yapılmış başka bir klinik çalışmanın bulgularına göre, ensest faillerinin yüzde 57’sini öz babalar, yüzde 4’ünü öz ağabeyler, yüzde 13’ünü yakın akrabalar, yüzde 26’sını ise ikinci derece akrabalar oluşturuyor. Bu çocukların yüzde 60’ı bir yıldan fazla süre boyunca istismar ediliyor ve her beş çocuktan yalnızca biri bu durumu ailesiyle paylaşıyor. Mağdurların birçoğu ise bu durumu doğrudan tanımlayacak yaşta olmayan ve yardım isteme becerileri olmayan kız ve erkek çocuklar. Ensest görülen ailelerin yüzde 67’si 3 ila 5 çocuk sahibi, ailelerin yarısında saldırgan ve kurban aynı evde yaşıyor. Türkiye’de varlığı kabul edilen ama kimsenin yüksek sesle dile getirmeye cesaret edemediği bir tabu olan ensest, İstanbul, İzmir, Ankara, Adana, Muğla, Bursa, Diyarbakır, Erzurum, Kocaeli ve Anadolu kırsalındaki daha pek çok şehirdeki evde ailenin karanlık yüzü olmaya devam ediyor.

 

'CİNLER' TARAFINDAN HAMİLE BIRAKILDIKLARI KONUŞULURDU

Eskiden Anadolu kırsalında her yıl yüzlerce kadının veya onlarca genç kız ve çocuğun 'cinler' tarafından hamile bırakıldığı konuşulurdu. DNA testi yaygınlaştığında içimizdeki gerçek iblisler bir bir ortaya dökülmeye başladı. Şeytan ve 'tecavüzcü' oldukları iddia edilen cinler meğerse çocuğun en yakını olan öz veya üvey babası, abisi veya kan bağı olan bir akrabasıymış. Türkiye'nin yüzleşmekten ve konuşmaktan kaçındığı ensest gerçeği, dünyadaki her toplumun da bir numaralı sorunu. Bu gerçek o kadar yakınımızda ve o kadar da gizli ki, genellikle fark edilemiyor.



 

ABD, İNGİLTERE, AVUSTRALYA, FRANSA..

Ayıplanan ve yasaklanan bir ilişki olduğundan sıklığı tam olarak bilinememekle birlikte, Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan tahminlerde milyonda 1.9-40 arasında olduğu bildirilirken, IPSOS adlı Fransız kamuoyu araştırma şirketinin anketine göre ise, 2020’de her 10 çocuktan biri, bir aile ferdi tarafından cinsel istismara uğramış. İngiltere’de 2019’da yapılan bir akademik çalışmada ise, Queensland Üniversitesi'ndeki araştırmacılar tarafından Birleşik Krallık Biobank veri bankasının analizine göre 456 bin 414 kişinin genetik bilgisine bakılmış ve 13 bin 200 kişinin “yakın akrabaların yasa dışı ensest ilişkisi” sonucu doğduğu rapor edilmişti. Avustralya İstatistik Bürosu'na göre, çocukken cinsel istismara uğramış 1,4 milyon Avustralyalı yetişkinden yaklaşık yüzde 85'i tanıdıkları biri, çoğunlukla yakın bir aile üyesi veya hatta ebeveynleri tarafından istismara uğramış. Travma ve dissosiyasyon konusunda dünyanın önde gelen uzmanlarından psikiyatrist Warwick Middleton'ın araştırmasına göre, devam eden ensest istismarı Avustralyalıların yaklaşık 700'de 1'ini etkiliyor.

 

“İNSAN YETİŞTİRDİĞİ MEYVENİN TADINA BAKMAZ MI” DEMİŞTİ

Çocuklara sıklıkla 'yabancı tehlikesi' konusunda uyarıda bulunulur ancak gerçek şu ki cinsel saldırı mağdurlarının çoğu bir yabancıdan değil, aile içinde istismara/tecavüze uğruyor. Kulaklarımız bu ülkede kendi öz kızına tecavüz eden babanın mahkemede "insan yetiştirdiği meyvenin tadına bakmaz mı" diye yaptığı savunmasını da duydu maalesef.

 

KOLAYLIKLA VE GÜVENLE BAŞVURABİLECEKLERİ BİR SİSTEM KURULMALI

Uzmanlar aile içi cinsel saldırıya uğramış mağdurların, özellikle de çocuk ve gençlerin bu iç acıtıcı durumu sır olmaktan çıkarmaları ve daha fazla bu çirkin durumu yaşamamaları için neler yapılması gerektiğini konusunda şu görüşte bulunuyorlar:

“Çocukların toplumun geleceği olduğunu unutmayalım. Kötü bir geçmişe sahip olan çocuğun geleceği ne kadar parlak olabilir? Öncelikle çocukların gelecekte korunmaları için aile içi cinsel istismar konusundaki sessizliğin sona ermesi gerekir. Bu durumun daha en başında ortaya çıkması için ise mağdur çocukların gereksinim duyduğunda kolaylıkla ulaşabileceği ve güvenle başvurabilecekleri bir sistem kurulmalı.”



 

HUKUK DA BU İĞRENÇLİKLERİN ÖNÜNE GEÇMELİ

“Okullardaki rehber öğretmenlerin bu anlamda rolü çok büyük. Çünkü ne yazık ki bu tür olaylar ülkemizde sıkça yaşanıyor. Rehberlik danışmanları yoklamaları sıklaştırmalı, okul başarısı düşen, arkadaşlık ilişkileri zayıflayan, içine kapanan çocukları dikkatle izlemeli. Anne de çocuğu iyi gözlemlemeli, çocuğunda sezdiği değişiklikleri onu ürkütmeden ve güven sağlayarak sormalı, durumu öğrendiğinde de ‘bu aile içi mahremiyettir, tabudur’ diyerek, karanlıkta bırakmamalı, hemen gerekeni yapmalıdır. Aile içinde çocuk istismarına karşı sessiz kalma içgüdüsü toplumumuzun temelinin bir parçası olmaktan çıkmalı. Hukuk da bu mide bulandırıcı durumlara caydırıcı cezalar vermeli ve uygulamalı. Çünkü kaç çocuğun istismara maruz kalmanın yarattığı utanç duygusunu yaşadığını ve kaçının daha bundan zarar göreceğini bilmiyoruz. Hukuk bu iğrençliklerin önüne geçmedikçe daha nice fidan da ne yazık ki solmaya ve ölmeye devam edecek.”

Tüm dünyada, şuanda bile onlarca, yüzlerce, binlerce çocuk aile içi cinsel saldırıya uğruyorken, “Şükür ki tecavüze, tacize uğramadan büyümüşüz" diyebilmenin lüksünü yaşıyor, ruhu yok eden ve gelişimi olumsuz etkileyen bu iğrenç olaya hiçbir çocuğun maruz kalmadan büyümesini diliyoruz.

 

KUTSAL AZİZE LÜTFEN TÜM ÇOCUKLARI TÜM KÖTÜLÜKLERDEN KORU

Sakız adası yöre halkının tüm çocukları koruduğunu belirttiği Agia Markella’ya, ebeveynleri tarafından istismara/tecavüze uğrayan masum çocuklar için biz de bir istekte/dilekte bulunalım: “Kutsal ışığınızla tüm dünyayı öyle bir aydınlatın ki, yüzlerce, binlerce, masum çocuk ve genç benzer durumları yaşamasın. Şehit olduğunuz yerden çıkan mucizevi kutsal suyunuzu tüm dünyaya öyle bir serpin ki, hiçbir çocuk hiçbir şekilde hiçbir kimse tarafından incitilmesin. Işığınızla o küçük meleklere sevgi ve gülümseme vererek tüm çocukları tüm kötülüklerden koruyun.



 

 
]]></content:encoded>
                                <image>https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2024/08/foto2-1722677231.jpg</image>
                                <media:content url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2024/08/foto2-1722677231.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                                <media:thumbnail url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2024/08/foto2-1722677231.jpg"/>
                                <enclosure url="https://www.haberdesifre.com/content/uploads/haberler/2024/08/foto2-1722677231.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                                <link>https://www.haberdesifre.com/azize-markellanin-sapkin-babasiyla-mucadelesi-4534</link>
                                <pubDate>Sat, 03 Aug 2024 11:46:00 +0300</pubDate>
                              </item></channel></rss>