google-site-verification: google1c8961f705f094a6.html
Yazı Detayı
13 Ağustos 2021 - Cuma 11:14 Bu yazı 973 kez okundu
 
YANSIMALAR...
Esra GÜMRÜKÇÜ
esragmrkc61@gmail.com
 
 

YANSIMALAR...

Bir bahar sabahı kadar güzeldi seninle karşılaşmak.
Yastık altındaki dolarlarımın TL karşısında değerleniyor olması kadar da heyecanlı ve endişe verici...
Sonbaharda büyüdüğü dallardan bir ılık rüzgarla dans ederek ayrılan, olgunluğuna erişmiş yapraklar gibiydik...
Masmavi gökyüzünün altında karşılaşıp ayrı hayatlarda yaşayan, birbirinden habersiz diğer insanlar gibiydik...
Bazen kendimi alıp düşünürüm, gidememem yürüyemiyor olduğum anlamı taşımasa da, beni yerime mıh gibi çakan düşüncelere, iyi niyetlere sahibim...
Kaçamıyor olmam mecbur kalarak gösterdiğim gerçeklerle yüzleşme cesaretimin olduğunu mu gösteriyor?
Ben mecburiyetimden en  ön sıradan izliyorum acılarımı...
Kimseye anlatamam bunun aslında cesaret olmadığını, kimse de inanmaz zaten.
Masalların gerçek olduğuna inanacağım yaşları çoktan geçtim. Kalan yaşlarımda da 'bir gün her şey daha güzel olacak' diye diye kendimi avuttum durdum, yıllarda su gibi akıp gitti. Bir şey getirmedikleri gibi alıp götürdüklerine alışmamıza da yetişkinlik dediler. 
Ben koca ömrü yaşayıp yaşayıp onca badireleri atlatıp atlatıp, bir kaç güzel insana takılıp kalmayı anlayamıyorum. Sanki ruhum orada hapis kalmış bir et parçası gibiyim. Yaşlandıkça daha mı zor unutulur, daha mı zor gelir vazgeçilmiş olmak, hayat karşısında haksız yere haksız kalmak... Sessizliğe alışamamak, yalnızlığa katlanamamak..? Acılarımızın bizi daha az rahatsız etmesinden mi isteriz etrafımızda birilerini ve seslerini?
İnsanlar illa birilerinin cenazesi olduğunda yakınlarının yanında oluyor, birini kaybetmek için illa cenazesi mi olmalı? Eğer olmazsa, kaybettiğimiz insanın acısını neden yapayalnız yaşarız... Aslında ben öyle seviyorum ki kendimi, özgürlüğümü  paylaşmak istemiyorum. Kendimi kıskanıyorum, bana sadece ben sahip olmalıyım... Bana sadece ben hüküm vermeliyim, benim inançlarımı, doğrularımı tartışmaya cesaret edebilecek bir muhalefet hem istiyorum hem de istemiyorum... Bu kararsızlığın kararlılığını koruyarak aşabilecek bir güçte tanıyamadığımda,n baş edilemez bir deli olduğum ve kimsenin sahiplenemeyeceği hırçın dalgaları olan bir denizim... Severken boğabilir veya uzaktan sadece seyredilebilirim... iyi veya kötü benden her zaman sakınmak gerekebilir... Kararsızlığını ardında kazandığım mükemmel yalnızlıktan kesinlikle memnunum çünkü bana değer katıp güçlü yapan tek şey beni destekleyen birilerinin olmaması, kendimden başka güven edecek kimsenin olmamasıydı. Olsaydı basit olacak ve savaşmayı bilemeyecektim. Neden zorluklardan yakınıp dururuz? Zor gibi görünen her şey ilgimi çekiyor, zor olanları seviyorum çünkü kolay olsaydı bir anlamı olmayacaktı... Madem öyle basit olan şeyler için yakınmaya vakit bulup, odak noktanız değiştirin yani kısaca kıymet bilin çünkü eşyalar da insanların çoğu  gibi kıymet bilmiyor...

 
Etiketler: YANSIMALAR...,
Yorumlar
Haber Yazılımı http://go.onclasrv.com/afu.php?zoneid=1665937